Vızıldamak nedir, Vızıldamak ne demek

  • "Vız" diye ses çıkarmak
  • Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınmak, sızlanmak.

"Vızıldamak" ile ilgili cümle

  • "Apansızın havada bir şey vızıldadı." - Halikarnas Balıkçısı
  • "Beni gönderecektin değil mi büyük hanım? diye vızıldadığı zaman ümidini kıracak bir şey söylemiyordu." - R. N. Güntekin

Yerel Türkçe anlamı:

Sürekli ağlayıp, bağırmak: Ali'nin evinde vızıldayıp dururlar.

Hızla atılan taş ses çıkarmak.

Söylenmek.

Çocuk, ince ince ağlamaklı ses çıkarmak.

Vızıldamak anlamı, kısaca tanımı:

Vızıldama : Vızıldamak işi.

Çıkarmak : Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Boşaltmak. Yollamak, göndermek. Bulmak, ortaya koymak. Gidermek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Sağlamak, elde etmek. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Resim yapmak. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Hatırlamak. Yayımlamak. Göstermek. Yapmak, üretmek. Fotoğraf çektirmek. Söylemek. Sonunu getirmek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Sunmak.

 

Hafif : Gücü az olan, belli belirsiz. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Önemli olmayan. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Etkisi az olan, sert karşıtı.

Bezdirici : Bezdiri işini yapan kimse.

Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Yakınmak : Sızlanmak, sızlanarak anlatmak, şikâyet etmek. Kına, yakı vb.ni vücudun bir yerine sürmek, koymak.

Sızlanmak : Kendine yapılmış olan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek.

Diye : Herhangi bir yargıya vararak. Diyerek. Niteleyerek.

Ses : Duygu ve düşünce. Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Aralarında uyum bulunan titreşimler. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki.

Diğer dillerde Vızıldamak anlamı nedir?

İngilizce'de Vızıldamak ne demek? : v. buzz, drone, hum, ping, sing, whiz, whizz, whoosh

Fransızca'da Vızıldamak : bourdonner, siffler

Almanca'da Vızıldamak : v. sausen

Rusça'da Vızıldamak : v. жужжать, гудеть, свистеть, ныть