Vadetmek nedir, Vadetmek ne demek

Vadetmek; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir işi yerine getireceğine söz vermek
  • Davranışıyla, tutumuyla bir işi yapacağı duygusunu uyandırmak, umut vermek.

"Vadetmek" ile ilgili cümleler

  • "Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın / Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın" - M. A. Ersoy
  • "İlmin tatbikatında başarılar sağlayışı insanoğluna pek çok şey vadediyor." - M. Kaplan

Vadetmek anlamı, kısaca tanımı:

Vadetme : Vadetmek işi.

Vade : Bir işin yapılması veya bir borcun ödenmesi için tanınan süre, mühlet, mehil.

Gelecek vadetmek : İyi şeyler olacağını önceden sezdirmek.

Vermek : Tespit etmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Satmak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ayırmak, harcamak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Ondan bilmek, atfetmek. Dayamak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Doğurmak. Sahip olmasını sağlamak. Ödemek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Bırakmak veya bağışlamak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Kazandırmak, katmak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Herhangi bir duruma yol açmak.

 

Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

Tutum : Tutulan yol, tavır. Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

Duygu : Önsezi. Duyularla algılama, his. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği.

Uyandırmak : Çıra, lamba, soba vb. ışık veren şeyleri yakmak, tutuşturmak. Aklını başına toplamasını sağlamak, gözünü açmak. Herhangi bir sebeple dernekteki üyeliğin dondurulmasından vazgeçerek çalışmalara katılmasına izin vermek. Uyanmasına yol açmak. Üstü küllenmiş ateşi yeniden canlandırmak.

Umut : Bu duyguyu veren kimse veya şey, ümit. Ummaktan doğan duygu, ümit. Olması beklenilen veya olacağı düşünülen şey, ümit.

Bir : Sadece. Aynı, benzer. Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ancak, yalnız. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Sayıların ilki. Eş, aynı, bir boyda.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Söz : Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.

 

Diğer dillerde Vadetmek anlamı nedir?

Rusça'da Vadetmek : v. обещать, сулить, пообещать, наобещать