Varımlı nedir, Varımlı ne demek

Varımlı; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sözü kesilmiş, nişanlı kız.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Şırnak kenti, Oyalı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Varımlı tanımı, anlamı

Varı : Mısır

Varım : Gidiş, varış. Tümevarımcı bilimlerde olguların gözleminden yola çıkılarak varılan görgül ve sınanmış sonuç.

Varımlı bilimler : Olguların gözleminden yola çıkarak tümevarımcı bir yöntemle genellik ve yasalara ulaşarak yeni bilgiler üreten bilgi dalları, bk. önkanıtlı bilimler, yineleyici bilimler.

Varımlı varışlı : Konuşkan, girgin, yatımlı, eli açık: Ali Bey varımlı varışlı adamdır.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Nişanlı : Evlenmek için söz verip yüzük takmış olan kimse, adaklı. Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olan kimse.

Şırnak : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Nişan : İşaret, iz, belirti, alamet. Nişanlanma sırasında yapılan tören. Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma. Kurşun, taş ve benzerleri ile vurulmak istenen hedef. Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme. Devlet nişanı. Nişan, nişanlanma sırasında yapılan tören. Nişan, akit olarak verilen eşya. [Bakınız: ferman]. Osmanlılarda 1832'den sonra hizmet ve yararlık karşılığı olarak bir kişiye verilen madalya. İm, iz, belirti.

 

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Oyalı : Kenarına oya yapılmış ya da geçirilmiş.

Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.

Kent : Şehir. Site.

Oyal : “Düşüncesine başvur” anlamında kullanılan bir isim”.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Kız : Dişi çocuk. Üzerinde kadın resmi bulunan iskambil kâğıdı. Dişi cinsten birine daha yaşlı biri tarafından kullanılan bir seslenme sözü.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Varım düzeyi anlamı nedir?

İngilizce'de Varım düzeyi ne demek ? : surpasse zone