Variety türkçesi Variety nedir

  • Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey; ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma.
  • Varyete.
  • Salam.
  • Tür.
  • Şov.
  • Çeşit.
  • Biyoloji, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Değişiklendirme, çeşitlendirme.
  • Çeşitlilik.
  • Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey, ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma.
  • Farklılık.
  • Sosis.
  • Variyete.
  • Çeşitleme.
  • Cins.
  • Renk, ibik biçimi, sakal veya bacak tüylerine göre oluşan ırkların alt bölümü.
  • Değişiklik.

Variety ile ilgili cümleler

English: Part of the charm of a big city lies in the variety of styles that can be seen in the architecture of its buildings.
Turkish: Büyük bir şehrin cazibesinin bir kısmı onun binalarının mimarisinde görülebilen stillerin çeşitliliğine bağlıdır.

English: He grew a variety of crops.
Turkish: Çeşitli ürünler yetiştirdi.

English: I wish there was more variety in my work.
Turkish: Keşke işimde daha çok çeşitlilik olsa.

English: Apocryphal stories are the most fun variety of bullshit.
Turkish: Uydurma hikayeler en eğlenceli saçmalık türüdür.

English: Many astronomers are working hard to measure the Hubble constant using a variety of different techniques.
Turkish: Birçok astronom çeşitli farklı teknikler kullanarak Hubble sabitini ölçmek için çok çalışıyor.

 

Variety ingilizcede ne demek, Variety nerede nasıl kullanılır?

Variety meat : Sakatat. Değişik et. Sosis. Salam. Özel et parçaları.

Variety of ways : Çeşitli biçimler.

Variety program : İzleyicileri eğlendirmek amacını güden, hafif müzik, dans, kısa oyun, yarışma gibi çeşitli gösterilerden oluşan izlence. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eğlence izlencesi.

Variety show : Değişik gösteri. Varyete. Gösterim.

Variety store : Ucuz fiyatla birçok mal satan mağazalar. Zücaciye dükkanı. Tuhafiye dükkanı. Bakkal. Her şey bir milyoncu. Ucuz fiyatla birçok çeşit ürün satılan mağaza. Mini-mart. Bir milyoncu.

Varieties : Tür. Çeşit. Çeşitlilik. Cins. Farklılık. Varyete. Değişiklik. Çeşitler.

For a variety of reasons : Türlü nedenlerden. Çeşitli nedenlerden dolayı. Çeşitli nedenlerle. Çeşitli nedenlerden ötürü.

Varietals : Türsel. Türlü. Varietal şarap. Monosepaj şarap. Sepaj şarap. Tek tür üzümden özel olarak veya hemen hemen özel yapılan şarap.

Variety theater : Müzikhol. Farklı performansların sergilendiği sahne.

Subvariety : Altcins çeşitliliği.

İngilizce Variety Türkçe anlamı, Variety eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Variety ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frankfurters : Sıcak sosis. Bir tür sosis. Bir çeşit sosis. Baharatlı alman sosisi.

Blooded : Kanlı. Safkan.

Assemblage : Toplantı. Toplama. Topluluk. Bir araya toplanma. Bir araya toplama. Birleştirme. Toplanma. Meclis. Küme. Montaj.

 

Odds and ends : Ufak tefek şey. Öteberi. Ufak tefek şeyler. Ivır zıvır. Döküntüler.

Unvaried : Değişmemiş. Aynı kalmış.

Differentness : Olağandışı olma durumu. Olağandışılık. Benzerlik göstermeme durumu. Sıra dışılık. Benzememe. Farklı olma durumu. Başkalık.

Difference : Anlaşmazlık. Fikir ayrılığı. Benzememe. Dava. Kavga. Olağandışılık. Ayrılık. Fark. Ayrım.

Disparity : Eşitsizlik. Birbirine uymama, eşit olmama. Ayrılık. Müsavatsızlık. Başkalık. İhtilaf. Fark. Nispetsizlik. Uyumsuzluk.

Collection : Tabaka. Para alımı. Koleksiyon. Tahsil. Bir bilgi erişim dizgesinde, derlenmiş ve kullanıcının araştırmasına sunulmuş belge tutanaklarının tümü. derlem kitaplar, bilimsel ve teknik bildiriler, tezler, teknik notlar gibi türlü yayınlanmış belgeler ya da sözleşmeler, antlaşmalar, yönetmelikler, tüzükler, yasalar, mahkeme kararları, üst mahkemelerin görüş birleştirme kararları vb. belgeleri ya da bunlardan belli bir ana konuyla ilgili olanları kapsayabilir. Posta kutusunu boşaltma. Derlem. Biriktiri. Biriktirme. Tahsilat.

Eidos : (antropoloji) bir kültür veya sosyal grubun ayırt edici şekilsel içerik ve ifadesi. Biçim.

Variety synonyms : grab bag, alphabet soup, witches' broth, witch's brew, witches' brew, diversifications, casts, breeds, sausages, salami, flux, diverseness, cold cuts, hotdogging, variety show, evolutions, genre, aggregation, varied, miscellany, kindler, multifariousness, hue, mixture, evolution, disparities, variation, heterogeneity, hotdog, hotdogged, differentia, sampler, chopping.

Variety zıt anlamlı kelimeler, Variety kelime anlamı

Varied : Türlü. Değiştirilmiş. Değişik. Değişken. Türlü türlü. Çeşitli. Farklı.

Unvaried : Değişmemiş. Aynı kalmış.

Homogeneity : Tektürellik. Homojenlik.

Variety antonyms : antitype, type.

Variety ingilizce tanımı, definition of Variety

Variety kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Diversity. Multifariousness. Such entertainment as in given in variety shows. The quality or state of being various. The production of, or performance in, variety shows. Intermixture or succession of different things.