Varlı nedir, Varlı ne demek
Varlı; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Varlıklı.
Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
Kars kenti, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Teknik terim anlamı:
[Bakınız: varlu].
Varlı ile ilgili Cümleler
- İnsanlar bilinçli varlıklardır.
- Ali ben olmadan daha varlıklı.
- Varlıklı olduğu için oraya gidebildi.
- Varlıklı olmasına rağmen, o mutlu değil.
- Isı ve ışık, varlığımız için gereklidir.
- İnsan açgözlülüğü birçok türün varlığını tehdit ediyor.
- Tanrı kavramı, varlığımızı bilgisizliğini yatıştırmak için kurulmuş bir düştür.
- Ay'da insan varlığı birçok kişinin hayalini süslemiştir.
- Bilinmeyen varlıklara yalvarmak akıllıca değil.
- Ali varlıklı bir adam oldu.
- O, varlıklı bir kadın.
- Varlıklısın, değil mi?
- Varlığın anlamı nedir?
Varlı ile ilgili Atasözü veya Deyim
baş sağlığı, dünya varlığı : en büyük zenginlik, beden sağlığıdır anlamında kullanılan bir söz.
güvenme varlığa, düşersin darlığa : varlıklarına güvenerek ölçüsüz harcamalarda bulunanlar daha sonraları sıkıntıya düşebilirler anlamında kullanılan bir söz.
varlığa darlık olmaz : zengin olanın gücü her şeye yeter anlamında kullanılan bir söz.
varlık göstermek : kendinden beklenilen görevi yerine getirmek, beğenilir bir iş yapmak.
varlık içinde yaşamak : bolluk içinde sıkıntısız yaşamak.
varlıkta darlık çekmek : herhangi bir engel yüzünden elindeki imkândan yararlanamamak.
Varlı kısaca anlamı, tanımı
Bölünemez varlıklar : Büyük ve aynı miktarlarda elde edilebilir olması nedeniyle küçük parçalar halinde sahip olunamayan varlıklar
Cari varlıklar : İşletmenin etkinliğini sürdürmede kullandığı nakit para ile bir yıl içerisinde paraya dönüştürülebilir varlıkların toplamı.
Doğal varlıklar : Doğanın bağrından, topraktan çıkarılan özdekler, işlenilmemiş nesneler.
Donmuş varlıklar : İstenildiği zaman herhangi bir zarar söz konusu olmadan paraya çevrilmesi güç ya da olanaksız iktisadi varlıklar.
Döner varlıklar : Bir yıl ya da işletmenin olağan çalışma dönemi içinde ve olağan koşullar altında paraya çevrilebilir ya da kullanılabilir varlıklar.
Durağan varlıklar : Bir yıldan ya da bir olağan çalışma döneminden daha uzun sürelerle işletme çalışmalarının gerçekleştirilebilmesi için kullanılmak amacıyla elde edilen özdeksel olan ve olmayan işletme varlıkları. Bir mal ve işin yapımında kullanılan toprak parçaları, binalar, makineler, takım ve avadanlıklar, taşıma araçları ve benzerleri değerler.
Durağan varlıklar yenileme ayırcası : Yetkililerince saptanacak ve bulunacak oranlara göre durağan varlıkların yenilenebilmeleri amacıyla net kârlardan ayrılan paralar.
Fiktif varlık : Bir işletmenin bilançosunda gösterilen, ancak gerçekte olmayan varlık.
Geçici cari varlıklar : Bir işletmenin etkinliklerindeki mevsimsel ya da çevrimsel değişmelerle dalgalanan cari varlıkları.
Geçici varlıklar : Öncelikle ödenen giderler. Gelecek dengelem yılına ilişkin olmak üzere o yıl içinde ödenen giderler.
Gözlemci varlığının etkisi : Bir gözlemde gözlemcinin -ister katılımlı, ister katılımsız- olay ya da durum içinde bulunuşundan doğan ve olay ya da durum.üzerinde şu ya da bu yönde etkide bulunacağı varsayılan yöneltici etki.
Katkısız varlıklar : Borçlar çıkarıldıktan sonra varlıklardan geri kalan değer. Bir tecimevi ya da ortaklığının katkılı alacaklarından düşülüp gerçek değere indirilerek elde edilen para. Üçüncü kişilere olan borçların toplamı.
Kişisel varlık : Kişiliğe ilişkin mal, yapı, para.
Kolayca paraya çevrilir varlıklar : Mallar, alacaklar, alacak belgitleri gibi paraya çevrilebilen, satılabilen değişimi kolaylıkla ve kısa süreler içinde sağlanabilecek nitelikte olan varlıklar.
Konut varlığı : Bir ülkede belli bir anda bulunan kullanılabilir konut birimlerinin toplam sayısı.
Kredi varlığı etkisi : Paranın aktarma düzeneğinden biri olan, kredi piyasasındaki ödünç verilebilir fonların miktarını etkileyen bakışımsız bilgi gibi piyasa aksaklıklarına ve para yetkelerinin piyasalara yönelik tayınlama, kredi kontrolü gibi müdahalelerine bağlı olarak reel ekonomide ortaya çıkacak değişimleri belirleyen etki.
Likiditesi yüksek varlıklar : Güçlük çekilmeksizin istenildiği anda küçük bir kayıpla paraya dönüştürülebilen, vadeli mevduat, tahvil, alacak senedi gibi araçlar. karşılığı birinci dereceden likit varlıklar.
Likit varlıklar : Birinci dereceden likit varlıklar ve ikinci dereceden likit varlıklar toplamı. [Bakınız: birinci dereceden likit varlıklar].
Maddi olmayan varlıklar : Bir işletmenin sahip olduğu ancak elle tutulamayan ve gözle görülemeyen buluş belgesi, şerefiye, telif hakkı gibi fiziki bir varlığı olmayan mallar.
Mali varlık : Mevduat hesabı, nakit para, hisse senedi ve tahvil gibi her türlü taşınır değer.
Net dış varlıklar : Merkez bankasının net uluslararası rezervleri ile orta vadeli net döviz kredilerinin ve diğer net dış varlıkların toplamı.
Net iç varlıklar : Para tabanından ay sonu cari kurlar ile hesaplanan net dış varlıklar kalemi çıkarılarak hesaplanan varlıklar.
Net varlık değeri : Bir firmanın net varlıklarının değerinin çıkarılan hisse senedi sayısına bölünmesiyle hesaplanan değer.
Net varlıklar : Bir firmanın varlıklarının değeri ile yükümlülüklerinin değeri arasındaki fark.
Öbür varlıklar : Dengelemlerde tek türde toplanan değerleri az küçük varlıklar.
Paraya çevrilir varlık : Bir tecim kuruluşunun, hemen yararlanabileceği paralarıyla kısa süreler içinde paraya çevrilebilen alacak belgitleri gibi değerlerinin toplamı.
Sabit varlıklar : Bir firmanın üretim sürecinde kullandığı bina, makine ve donanım, toprak gibi uzun ömürlü ve süreklilik gösteren varlıklar.
Saymaca varlık : Bir tecim kuruluşunun varlıklarının tümü.
Sermaye varlıkları fiyatlandırma modeli : Sermaye piyasasındaki bir taşınır değerin beklenen geliri ile riski arasındaki doğrusal ilişkiyi gösteren model.
Taşınabilir maddi olmayan varlıklar : Bir firmanın sahip olduğu taşınabilir nitelikteki maddi olmayan varlıklar.
Taşınabilir maddi varlıklar : Bir firmanın sahip olduğu taşınabilir nitelikteki sabit varlıklar.
Taşınır varlık geliri : Taşınır varlıklardan elde edilen gelir.
Taşınır varlıklar : Gerçek veya tüzel kişilerin sahip oldukları taşınır değerler.
Toplumsal varlık : Bir ülkenin iyesi olduğu özdeksel ve tinsel varlıkların tümü. Toplumsal bilincin dışında, ondan bağımsız olarak var olan; malların üretilmesini, üretim süreci içinde insanlar arasındaki ilişkileri içeren özdeksel toplum yaşamı.
Tutuksuz varlıklar : Kasadaki parayla birlikte kullanılması olağan tutuksuz değerler.
Ulusal varlık : Belirli bir süre içinde bir ulusça elde olunan ekonomik özdeklerin para ile karşılanan değerleri.
Varlıalan : Şanlıurfa ilinde, Harran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Varlıg : Zenginlik.
Varlığa dayalı taşınır değerler : Genel finans ortaklıkları, bankalar, finansman şirketleri ve finansal kiralamaya yetkili kuruluşlar ile gayrimenkul yatırım ortaklıklarının ticari işlemlerinden doğmuş olan alacakları veya devralacakları alacaklar karşılığında çıkardıkları taşınır değerler. karşılığı menkul değerleştirme.
Varlıh : Varlık, zenginlik.
Varlık satışı : Kuruluşların aktifindeki mal ve hizmet üretim birimleri ile varlıklarının mülkiyetinin bedel karşılığında devredilmesi.
Varlık savı : Belirtilen türde en azından bir nesnenin varlığını öne süren sav.
Varlık vergisi : Türkiyede İkinci Dünya Savaşı ortamının neden olduğu mali sıkıntıları aşmak amacıyla Kasım 1942 tarihinde kabul edilip Mart 1944 tarihinde kaldırılan 4530 sayılı yasayla gerçek ve tüzel kişilerin sahip oldukları her türlü taşınır ve taşınmaz ile paradan oluşan iktisadi değerleri üzerinden ayni veya parasal olarak müslim, gayrimüslim, ecnebi ve dönme olmak üzere dört ayrı mükellef grubundan farklı oranlarda alınan bir tür servet vergisi. Krş. Milli Korunma Kanunu, Toprak Mahsulleri Vergisi.
Varlıkçılık : İkinci Dünya Savaşının sonunda, Fransız yazarlarından Jean - Paul Sartre tarafından kurulmuş özel bir edebiyat çığırıdır. Bu çığır, insanın varlığı ve hürlüğü tek gerçek olduğu halde onu saran dünyayı bir türlü anlıyamamaktan doğan umutsuzluk ve bezginlik içinde hayatı tatsız ve saçma bulması müşahedesine dayanır.
Varlıklar : Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı. Bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri.
Varlıklar alacaklar : Tecimsel bir kuruluşun ya da bir tecimevinin belirli bir zamandaki taşınır ve durağan mallarından paraya çevrilmesi olumlu bulunanları da kapsamak üzere varlıkları ve alacaklarının tümü.
Varlıklaştırma : Tecimsel bir işletmenin çıkardığı pay ve borçlanma belgitleri toplam değeri. Bir nesneyi anamala çevirme işlemi ya da kâr getiren bir nesneye bir değerin yatırılması. Girişimin arıtılmasında pay iyelerine ve uzun önelli alacaklılara ödenecek tutar.
Varlıksal öndayanak : Bir biçimsel dilin tüm adlarının olağan yorumda birer nesneyi gösterdiğine ilişkin öndayanak.
Varlıksal öndayanaksız mantık : Boş adlara yer veren mantık dizgesi.
Varlıksal varsayma : Gevşek geçerli bir tasımsal çıkarımın geçerliliğini sağlamak amacıyla, bu çıkarımda geçen bir terimi kendisinin ya da olumsuzlamasının boş olmadığının varsayılması.
Yüce varlık : Bütün yaratıklardan üstün, dünyanın yaratıcısı, ölümsüz, başlangıçtan beri var olan, gücü sınırsız, kişisel niteliklere sahip, iyiliklerle dolu olduğu var sayılan, ama cezalarından da korkulan, törelerin yaratıcısı yüksek bir tanrı, yüce bir varlık.
Kültür varlıkları : Bir bölgede bulunan maddi kültür ürünleri veya eserleri.
Mal varlığı : Bir kişiye ait para ile ölçülebilen hakların bütünü, mamelek.
Milli varlık : Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik, bilimsel değerler ile yer altı ve yer üstü zenginliklerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
Söz varlığı : Bir dildeki sözlerin bütünü, söz hazinesi, söz dağarcığı, sözcük hazinesi, kelime hazinesi, kelime kadrosu, vokabüler.
Varlık : Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.
Varlık bilimci : Varlık bilimi uzmanı.
Varlık bilimi : Konu olarak eski Yunan felsefesinden beri ele alınan ve Aristoteles'in ilk felsefe, adını verdiği, var olanların özü üzerine bilim, ontoloji.
Varlık birliği : Yaratılanla yaratanın bir oluşunu, tek kaynaktan geldiğini savunan tasavvuf görüşü, vahdetivücut.
Varlık kartı : Kişiyle ilgili birçok bilgiyi içinde barındıran kart.
Varlık nedeni : Varlık sebebi.
Varlık sebebi : Var oluşun sebeplerini irdeleyen ve araştıran düşünce, varlık nedeni.
Varlıklı : Zengin.
Varlıklılık : Zenginlik.
Varlıksız : Yoksul.
Diğer dillerde Variyete anlamı nedir?
İngilizce'de Variyete ne demek ? : variety

Bu kısımda Varlı nedir? Varlı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Varlı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Varlı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.