• Yurttaş

"Vatandaş" ile ilgili cümleler

  • "Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." - Atatürk

Hukuki terim anlamı:

yurttaş.

 

Vatandaş hakkında bilgiler

Vatandaşlık, genellikle bir ülke olan politik kurumların bir parçası olmak demektir. Anayasal ülkelerde, o ülkede yaşayanların devlet tarafından anayasada vaadedilen haklardan yararlanmaları için o ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı olmaları gereklidir. Bu kişilere vatandaş denir. Vatandaşın politik katılım hakkı vardır.

Her anayasal ülkenin vatandaşlık gereklilikleri anayasalarında yazmaktadır. Günümüzde bu gerekliliklerin başında milliyet, doğum yeri ve kültür gelir. Örneğin 2000 yılına kadar Alman vatandaşı olmak için anne veya babasının Alman olması gerekliliği vardı. Fransa'da, doğum yeri Fransa sınırları içinde olanların vatandaş olma hakları vardır. ABD'de ise, vatandaş olmak isteyenler, Amerikan toplumuna tümüyle uyum sağladıklarını ve Amerikan geleneklerini benimsediklerini kanıtlamak durumundadırlar.

Uyrukluk (tabiyet=nationality), bir kişi ile bir devlet arasındaki hukuki bağdır, kişinin etnik kökeniyle ilgili değildir. Vatandaşlıkla ilgili olarak şu terimler geçer: uyrukluk, yurttaşlık, vatandaşlık, tabiyet. Buradaki nationality'nin karşılığı milliyet değildir. Milliyet, hukuki kavram değildir. Kişiler için, uyrukluğundan söz edilir, uyruk denilmez. Kişilerin uyrukluğu olur. Uyrukluk tabiyet, vatandaşlık yurttaşlık yerine kullanılmaktadır.

ABD'de vatandaş ve uyruk aynı değildir. Uyruk, yurttaşları belirttiği gibi, sadakat yoluyla da uyruk olunabilmektedir. Amerikan Samoa ve Swan halkları böyledir (non-citizen nationals). Bazı hukukçulara göre yurttaş (citoyen, citizen) iç hukuku; uyrukluk (nationality, nationalite) uluslararası hukuku ilgilendirir. Uyrukluk Konusanda Avrapa Sözleşmesi'nde ise uyrukluk ile yurttaşlık eşanlamlı kullanılmıştır.

Vatandaş ile ilgili Cümleler

  • Ukrayna vatandaşlığı var.
  • Bir vatandaş olmak istiyorsun, değil mi?
  • Ali bir Kanada vatandaşı olmak istedi.
  • Bazı Japon vatandaşları, Çin'de iki ülke arasındaki diplomatik anlaşmazlıklardan dolayı ayrımcılığa maruz kalıyorlar.
  • Vatandaşlık haklarımı ihlal ediyorsun.
  • Vatandaş olmak istiyoruz.
  • Jale bir vatandaş olmak istiyor.
  • Vatandaş olmak istiyorsunuz, değil mi?
  • Vatandaşların ormana çöp dökmemeleri rica olunur.
  • Ben onun ABD vatandaşlığından vazgeçtiğine inanamıyorum.
  • Benim çifte vatandaşlığım var.

Vatandaş tanımı, anlamı:

Yurttaş : Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri, vatandaş.

Çifte vatandaş : İki ayrı devlet vatandaşlığına sahip olan kimse.

Vatan : Yurt.

Vatandaşlık : Yurttaşlık.

Vatandaşlıktan çıkarılmak : Yurttaşlık hakları elinden alınmak.

Çifte vatandaşlık : Çifte vatandaş olma durumu.

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen.

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Devlet.

Politik : Siyasal. Belli bi hedefe ulaşabilmek için uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan.

Kurum : Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is.

Parça : Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Güzel, alımlı kız veya kadın. Nesne. Müzik eseri. Pasaj. Tane. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz.

Demek : Öyle mi. bir şey anlamına gelmek. Söylemek, söz söylemek. Ummak. Ad vermek. Herhangi bir ses çıkarmak. Saymak, kabul etmek. Oranlamak. Erişmek. Herhangi bir kanıya, yargıya varmak. Bir dilde karşılığı olmak. Düşünmek. yani, anlaşılan. inanılmayan, beklenmeyen durumlarda kullanılan pekiştirme veya şaşma sözü. Bir işe kalkışmak, yeltenmek.

Anayasal : Anayasa ile ilgili.

Diğer dillerde Vatandaş anlamı nedir?

İngilizce'de Vatandaş ne demek? : n. citizen, compatriot, countryman, fellow countryman, fellow countrywoman, man in the street, national, subject

Fransızca'da Vatandaş : compatriote [le][la], citoyen/ne [le][la]

Almanca'da Vatandaş : n. Bürger, Mitbürger, Staatsangehörige, Staatsbürger

Rusça'da Vatandaş : n. гражданин (M), резидент (M)

adj. гражданский

Vatandaş ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Vatandaş nedir? Vatandaş ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Vatandaş tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Vatandaş hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Elektron yakalama: Her nasıl ki yıldırımın oluşmasına mani olamıyorsak, onun toprağa akması için onu engellememeli, binalara ve eşyalara zarar vermeyece...
  • Elektron yakalama: yıldırım elektronları toprağa boşalmadan önce yakalanabilir mi?...
  • Pafta: pafta numarasındaki i harfinin anlamı nedir örn.24i gibi...
  • Geri kazanım: Çok teşekkürler geri kazanım atık toplama ve atık yağ toplama ile ilgili güzel bir yazı olmuş....
  • Hallaçlık: hallacı nasıl bulabilirim mersindeyim...