Verem nedir, Verem ne demek

Verem; bir tıp terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Verem" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Annemin genç yaşta veremden ölen rahmetli amcasını görmedim." - Y. Z. Ortaç
  • "Verem bir kadının duyguları."

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Tüberküloz.

İngilizce'de Verem ne demek? Verem ingilizcesi nedir?:

tuberculosis

Verem anlamı, kısaca tanımı:

Hastalık : Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı.

Verem etmek : Çok üzmek, dert sahibi yapmak.

Verem olmak : Verem hastalığına yakalanmak. sabırsızca davranmak.

Veremli : Vereme tutulmuş, müteverrim.

Alıp verememek : Anlaşamamak, çekememek, geçinememek.

Ne alıp veremiyor : "isteği, dileği nedir, niçin musallat oluyor?" anlamında kullanılan bir söz.

Organ : Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv.

 

Akciğer : Bronşçukların son bölümü. Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı.

Basil : Bakterilerin çomak biçiminde ince uzun olan türü.

Ateşli : Heyecanlı, coşkulu. Ateşi olan. Cinsel istekleri güçlü olan.

Bulaşıcı : Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri.

Tüberküloz : Verem.

Hasta : Aşırı düşkün, tutkun. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Parasız, züğürt. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız.

İnce : Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Hafif, gücü az. Zayıf. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Ayrıntılı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Tutulmuş : Ele geçirilmiş. Engellenmiş.

 

Verem evi : Yoksul aile.

Verem ile ilgili Cümleler

  • Ben ne sipariş edeceğime karar veremiyorum.
  • Bana cevap veremediğim bir soru soruldu.
  • Onun olmasına izin veremem.
  • Tom, Mary'ye cevap veremedi.
  • Bunun olmasına izin veremem.
  • O ona birkaç kez telefon etti ama o cevap veremeyecek kadar çok meşguldü.
  • Onlara seni yakalamalarına izin veremem.

Diğer dillerde Verem anlamı nedir?

İngilizce'de Verem ne demek? : [ver] v. see, behold; eye, look; sight, view; spy; watch

adj. phthisic, phthisical, tubercular, tuberculous

n. consumption, phthisis, tuberculosis

Fransızca'da Verem : tuberculose [la]

Almanca'da Verem : n. Schwindsucht, Tuberkulose

Rusça'da Verem : n. туберкулез (M), чахотка (F), нарыв (M), опухоль (F)