Verim nedir, Verim ne demek

  • Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman.
  • Elde edilen ürün, hizmet vb.yle onu elde etmek için harcanan iş arasındaki oran.
  • Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç, semere

"Verim" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İşçilerin verimi. Makinenin verimi. Ağacın verimi."
  • "Yeni çıkan kitaplar, özellikle yerli yazarların verimleri öne geçiyor hep." - S. İleri

Yerel Türkçe anlamı:

İyi dilek.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Uluslararası birimle "hektar başına kental" olarak tarladan elde edilen ürün.

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Bir öğretim etkinliği sonunda öğrencilerin başarı durumlarına göre elde edilen sonuç.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Enke dönüştüren işlergelerde, erke çıktısının girdiye oranı. (Verim 1'den büyük olamaz.)

Hukuki terim anlamı:

semere, doğal ~ : tabiî semere, törel ~ : hukukî (medenî) semere.

Kimya'daki anlamı:

Elde edilen ürün miktarının teorik olarak elde edilebilecek en yüksek ürün miktarına oranı.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Birim zamanda birim alandan elde edilebilecek ürün miktarı.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bir hayvandan belirli bir süre içerinde elde edilen et, süt ve yumurta ve yün gibi hayvansal ürün miktarının belirlenmesinde kullanılan bir terim.

 

Diğer sözlük anlamları:

Vergi.

Veriş.

Verim isminin anlamı, Verim ne demek:

Erkek ismi olarak; Ortaya çıkan, beklenilen, istenilen sonuç.

Bilimsel terim anlamı:

Birim ham özdek başına elde edilen ürünün % olarak gösterilmesi.

Tecim belgiti indiriminden sonraki katkısız kalıntı.

Bir işlemden elde olunan sonuç.

Giderlerin tümü çıkarıldıktan sonra sağlanan para.

genel uygulayım: Elde edilen işle, bu işi bitirmek için tüketilen erke arasındaki oran.

işleyim: a. Çalıştırılan, işletilen ya da bakılan her şeyin verdiği sonuç, bu sonucun niceliği, b. Bir makine ya da insanın ürettiği iş.

İngilizce'de Verim ne demek? Verim ingilizcesi nedir?:

yield per hectare, product, efficiency (of a machine, efficiency, yield, productivity, proceeds, output, production

Osmanlıca Verim ne demek? Verim Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mahsul

Verim anlamı, kısaca tanımı:

Verim düşürmek : Verimli olmaya engel olmak.

Yem verimi : Belirli genişlikteki bir alanın, belirli bir süre içerisinde ürettiği yeşil ot, doğal veya yapay biçimde kurutulmuş kuru ot veya kuru madde miktarı.

Verimli : Çok yazan, velut. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli. Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr.

Verimlilik : Verimli olma durumu, verimkârlık, mümbitlik. Yatırılmış sermayenin, bir kuruluşun veya bir yatırımın gelir sağlayabilme olanağı, rantabilite.

Verimsiz : Verimi olmayan veya az olan, yetersiz.

Verimsizleşme : Verimsizleşmek durumu.

Verimsizleşmek : Verimsiz duruma gelmek.

Verimsizlik : Verimsiz olma durumu.

 

Çalış : Çalma işi.

Sonuç : Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Yazının veya sözün bitim bölümü. Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Öz, özet.

Nicel : Nicelik bakımından, nicelikle ilgili, kantitatif.

Mahsul : Verim. Ortaya çıkan, elde edilen şey. Ürün.

Randıman : Verim.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Semere : İstenilen sonuç, verim. Yemiş, meyve, ürün.

Verim gücü : Belirli bir süre içinde bir makinenin yapabileceği iş. Bir işe yatırılan anamalın belirli bir süre içinde meydana getireceği sonuç. Yararlanılmak amacıyla kullanılan her şeyin belirli bir süre bitiminde sağladığı sonuç.

Verim payı gereksinimi : Hayvanın yaşama payı üzerine sağladığı et, süt, yumurta, yapağı gibi hayvansal ürünün veya iş gücünü karşılayacak nicelik ve nitelikte besin maddeleri içeren rasyonu.

Verim payı rasyonu : Hayvanın yaşama payı rasyonuna ek olarak verilen ve hayvandan alınmakta olan veya alınabilecek olan verimin gerektirdiği besin maddelerini çeşit ve miktar bakımından içeren yem.

Verim yemlemesi : Hayvanların yaşama payı besin maddeleri gereksiniminin yanı sıra verim gereksinimlerini da karşılamak suretiyle yapılan yemleme, ürün yemlemesi.

Verimay : Eylül.

Verimcek : Verilmesi üstlenilen para.

Verimcil olmak : Vermek isteğinde olmak.

Verimden düşme , : [Bakınız: parçalanma, bölünme]

Verimi arttırma : İşleri düzenine koyma ya da makine yapım gücünü artırma yoluyla iş birimi verimini geliştirme.

Verimi düşürme : Aralarında bir anlaşmaya vararak kötüleyici bir istemle belirli verimleme bir süre içinde yapılabilecek işlerin niceliğini düşürmeleri yolunda çaba gösterme

Verim ile ilgili Cümleler

  • Verimli bir FBI ajanı görevlerini yürütme hakkında bir şey söylemiyor.
  • Verimli toprak tarım için zaruridir.
  • Verimli toprak iyi bir mahsul için zaruridir.
  • Verimli ve güvenilir bir yardımcıdır.
  • Amerika genelinde aileler ve şirketler daha az maliyet ve çevreye yardımcı yollarla ENERGY STAR yardımıyla evlerinin ve işletmelerinin enerji verimliliği geliştiriyorlar.
  • Sen verimli misin?
  • ENERGY STAR, işletmelerin ve bireylerin tasarruf yapmasına ve üstün enerji verimliliği ile iklimimizi korumasına yardımcı olan bir ABD Çevre Koruma Ajansı gönüllü programıdır.
  • Almanya'da geçirdiğin yıl senin için çok verimliydi.
  • Verimli bir şekilde çalışman gerekir.
  • Ali verimliydi.
  • Tahvilde verim %6.
  • Verimsiz okul yoktur, verimsiz metodlarla çalışan eğitimciler vardır.
  • Henüz yeterli verimiz yok.

Diğer dillerde Verim anlamı nedir?

İngilizce'de Verim ne demek? : n. capacity, crop, delivery, effect, efficiency, feat, make, output, outturn, performance, rating, richness, run, turnout, yield

Fransızca'da Verim : rendement [le], ìuvre [la]

Almanca'da Verim : n. Abwurf, Ergebnis, Ertrag, Nutzeffekt

Rusça'da Verim : n. урожайность (F), производительность (F), продуктивность (F), доходность (F), рентабельность (F)