Viral nedir, Viral ne demek

Viral; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Virüslerle ilgili

Biyoloji'deki anlamı:

Virüse ait, virüs sebebiyle.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Virüsle ilgili olan.

Virüsün oluşturduğu, neden olduğu, virüsten kaynaklanan.

Viral hakkında bilgiler

Virüs, canlı hücreleri enfekte edebilen mikroskobik taneciktir. Tıbbi literatürde virus olarak geçmektedir. Virüsler ancak bir konak hücreyi enfekte ederek çoğalabilirler. En temel haliyle bir virüs, kapsit adlı bir protein örtü içinde bulunan genetik malzemeden oluşur. Ökaryot (hayvan, mantar ve bitkiler) ve prokaryotlar (bakteri ve arkaeler) virüsler tarafından enfekte edilebilirler. Bakterileri enfekte eden virüsler bakteriofaj veya kısaltılmış olarak faj diye adlandırılırlar. Sözcük Latince virus (zehir) sözcüğünden türemiştir; sıfat hâli viraldir. Virüslerin incelendiği bilim dalına viroloji, dalın bilim insanlarına da virolog denir. Virüsler birçok insan hastalığına neden olurlar; bunlara AIDS, grip ve kuduz örnek verilebilir. Bu tür hastalıkların tedavisi zordur, çünkü antibiyotikler virüslere etki etmez ve az sayıda antiviral ilaç bilinmektedir. Viral hastalıkları engellemenin en iyi yolu, bağışıklık geliştirmeye yarayan aşıdır. Virüslerin canlı olup olmadığı uzun süre tartışılmıştır. Yaşamın tanımının genel kabul görmüş olan tüm kıstaslarını karşılamadığı için çoğu virolog onları cansız sayar. Konak hücre dışında çoğalamadıklarından, zorunlu hücre içi parazitlerine benzerler ama parazitlerden farklı olarak virüsler gerçek organizma sayılmayan biyolojik birimlerdir. Diğer farklılıkların yanı sıra, virüslerin hücre zarı ve kendi metabolizmaları yoktur. Canlı sayılan bazı organizmalar da virüsler gibi hem canlı hem cansızların özelliklerine sahip olduklarından bu konuda kesin bir yanıt bulmak zordur. Virüsleri canlı sayanlara göre onlar Theodore Schwann tarafından öne sürülmüş hücre teorisinin bir istisnasıdırlar, çünkü virüsler hücre değildirler. Virus kelimesi Latincede zehir ve diğer zararlı maddeleri ifade eder. İngilizcede ilk defa 1932 yılında kullanılmıştır. Latince virulentus (zehirli) kelimesinden gelen virulent kelimesinin ilk kullanımı ise 1400'lere dayanır. Virüsler Dmitri Ivanovsky tarafından 1892 yılında keşfedilmeden önce, virüsle aynı anlama gelen "bulaşıcı hastalığa neden olan ajan" kelimesi ilk defa 1728'de kayda geçmiştir. Virüs kelimesinin Latince çoğulu virusestir. Viral sıfatı ise ilk defa 1948'de kullanılmıştır.Virion (çoğulu virions) terimi, ilk defa 1959'da; bir tek, durağan, hücre dışına çıkmış, diğer hücreleri aynı şekilde enfekte edebilme yeteneğine tamamıyla sahip viral parçacık anlamında kullanılmıştır. A virüsü organizmaların canlı hücreler sadece çoğaltabilir ve bunlar küçük bir bulaşıcı ajandır. Çoğu virüs de ancak bir ışık mikroskobu ile doğrudan görülebilecek kadar küçüktür. Virüs, bakteri ve arkeler, hayvanlar, bitkiler ve mantarlar gibi her türlü canlılara bulaşır. Dmitri Ivanovsky'nin 1892'de yayınlanmış olup bakteriyel olmayan ve tütün bitkilerine bulaşan bir patojeni tarif ettiğinden ve 1898'de Martinus Beijerinck tarafından tütün mozaik virüsünün ilk keşfinden beri milyonlarca farklı tipte virüs bilinmesine rağmen 5.000 kadarı detaylı olarak tarif edilmiştir.

 

Viral kısaca anlamı, tanımı

 

Vira : Arasız. Maçuna ve başka makinelerin çevrilmesi için verilen komut

Atların viral arteritisi : Atların lökopeni, solunum güçlüğü, eş güdüm bozukluğu, burun ve konjunktivaların yangısı, göz kapakları, bacaklarda ve karın duvarında ödemle birlikte küçük atardamarların kas tabakasında odaklar hâlinde veya halka tarzında nekrozla belirgin, Arterivirüsün neden olduğu viral hastalığı. Gebe kısraklarda ateşli dönemde ve sonrasında yavru atma görülür.

Bulaşıcı viral kursak yangısı : Etçi tavuk ırklarında klinik olarak gelişme geriliği, yemden yararlanma gücünde azalmayla, patolojik olarak kursağın şişmesi, kalınlaşmış görünümü ve irinsiz yangısıyla belirgin henüz sınıflandırılması tam olarak yapılmamış olan bir virüs tarafından oluşturulan hastalık.

Domuzların viral ensefalomiyelitisi : Süt emen domuzlarda, çok bulaşıcı ve ölümcül, antijenik yapıları farklı enterovirüsler tarafından oluşturulan, titreme, çırpınma, felç ve şiddetli irinsiz, akut polioensefalomiyelitisle belirgin hastalık, domuzların enzootic polioensefalomiyelitisi, domuz poliomiyelitisi, Taflan hastalığı, Teschen hastalığı.

Hindi viral hepatitisi : Hindilerde genellikle klinik belirti oluşturmayan, karaciğerde ve daha az olarak da pankreasta odaklar hâlinde, yuvarlak, gri, toplu iğne başı büyüklüğünde nekrozlarla belirgin viral hastalık.

Kedilerin viral rinotrakeitisi : Kedi herpesvirüs-1’in neden olduğu, genellikle 1-2 haftalık kedi eniklerinin üst solunum yolu hastalığı. Ateş, aksırık, salya akması, ağızdan solunum, öksürük ve serözden irinliye değişen burun ve gözyaşı akıntılarıyla belirgindir.

Kısrakların viral yavru atması : Herpes virüs type 1 (EHV1) ve Equine viral arteritis (EVA) etkenlerinin oluşturduğu yavru atmalar. EHV1 gebeliğin son dört ayında yavru atmaya neden olur. EVA’da ise hastalığın klinik belirtilerinin görülmesinden birkaç gün sonra yavru atmalar görülür.

Viral akciğer yangısı : Virüslerin oluşturduğu akciğer yangısı.

Viral artritis : Tavuklarda ve hindilerde, genellikle gizli seyirli, seyrek olarak da ayak yastıklarında ve eklemlerde şişkinlik, ayak bileği ve ayak tarağı bükücü tendolarda nekoz, yangısal değişimler ve yapışmalarla belirgin viral bir reovirüs enfeksiyonu.

Viral diyare mukozal hastalık : Sığırların virüs diyare-mukoza hastalığı.

Viral ensefalopati ve retinopati : Larval, çok genç ve ergin deniz balıklarında, Picornaviridae familyasına ait bir virüsün neden olduğu, nörolojik ve yüzme bozukluklarıyla karakterize öldürücü viral bir hastalık.

Viral enteritisler : Virüslerin neden olduğu bağırsak yangıları.

Viral hemorajik septisemi : Çeşitli balık türlerinde özellikle genç alabalıklarda, Rhabdoviridae familyasına ait bir virüsün neden olduğu, rengin koyulaşması, karında şişkinlik, vücut yüzeyinde ve yüzgeçlerin tabanında hemorajilerle karakterize, bulaşıcı ve öldürücü viral bir hastalık, Egtved hastalığı.

Viral interferens : Hücreyi enfekte eden virüsün, hücrenin diğer bir virüsle enfekte edilmesini engellemesi.

Viral rekombinasyon : Aynı hücreyi enfekte eden iki veya daha fazla virüsün genomlarındaki genetik bilginin karşılıklı değişimi.

Viral sinerjizim : Bir konağın birden fazla virüsle birlikte enfekte olması durumunda, konakta her virüsün ayrı ayrı neden olduğu semptomlardan daha şiddetli semptomların ortaya çıkması durumu.

Viral süper enfeksiyon : Enfekte bir konağın ikinci bir virüsle enfekte olması.

Viral toplanma : Enfekte hücrede virüs tarafından açıklatılan yeni yavru virüsü oluşturacak viral ögelerin bir araya getirilmesi.

Viral vektör : Klonlama amacı için yabancı bir DNA’yı içeren viral DNA.

Viral yük : Vücutta bulunan virüsün yoğunluğu.

Viral yüzme kesesi yangısı : Çeşitli balık türlerinde özellikle sazanlarda, Rhabdoviridae familyasına ait bir virüsün neden olduğu, yüzme kesesinin yangılanması, karında sıvı toplanması ve vücudun çeşitli yerlerinde hemorajilerin oluşmasıyla karakterize bulaşıcı viral bir hastalık.

Diğer dillerde Viral anlamı nedir?

İngilizce'de Viral ne demek ? : viral