Vision türkçesi Vision nedir

  • Önsezi.
  • Işığın, gözün ağkatmanını uyarmasıyla başlayan ve görme işlemiyle bilinçlenen dirimbilimsel süreçler dizisi.
  • Hayal gücü.
  • Göze giren ışığın doğurduğu duyumsal izlerle dış çevredeki ayrıntıların algınlanması.
  • Görüm.
  • Görü.
  • Yaratıcılık.
  • Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.
  • İmgelem.
  • Düş.
  • Hayal.
  • Görme gücü.
  • Güzel kimse.
  • Görüş.
  • Kuruntu.
  • Vizyon.
  • Geniş görüş.
  • Evham.
  • Görme kuvveti.
  • Görme.
  • Görülmeye değer şey.
  • İleriyi görme.
  • Tasavvur.
  • Hayal gibi görmek.

Vision ile ilgili cümleler

English: There is a lack of long-term vision for Europe.
Turkish: Avrupa için uzun dönemli bir vizyon eksikliği var.

English: Disney films are an American vision of society.
Turkish: Disney filmleri toplumun bir Amerikan vizyonudur.

English: Forty-four Americans have now taken the presidential oath. The words have been spoken during rising tides of prosperity and the still waters of peace. Yet, every so often, the oath is taken amidst gathering clouds and raging storms. At these moments, America has carried on not simply because of the skill or vision of those in high office, but because We the People have remained faithful to the ideals of our forebearers, and true to our founding documents.
Turkish: Kırk-dört Amerikalı başkanlık yemini için şimdi götürüldü. Bu sözler yükselen refah gelgitleri ve durgun barış suları sırasında konuşulmaktadır.Ama, bazen, yemin toplanan bulutlar ve hiddetlenen fırtınalar arasında alınır.Bu anlarda, Amerika sadece yüksek ofistekilerin başarısı ve görüntüsü için değil fakat aynı zamanda atalarımızın idaellerine ve bulunan dökümanlara sadık kalan biz insanlardan dolayı sürdürdü.

 

English: Possible side effects include blurred vision and shortness of breath.
Turkish: Olası yan etkiler arasında bulanık görme ve nefes darlığı bulunmaktadır.

English: My vision is getting worse these days.
Turkish: Bu günlerde görüşüm kötüleşiyor.

Vision ingilizcede ne demek, Vision nerede nasıl kullanılır?

Vision break : Resim kesilmesi. Görüntü kesilmesi. Bir yayında herhangi bir nedenden ötürü resim alınamaması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Vision carrier : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim taşıyıcı dalga. Taşıyıcı dalganın resim taşıyanı.

Vision control : Alıcı yönetmeninin rahatça çalışabilmesini sağlamak amacıyla, alıcının çeşitli bölümlerinin ayarlanmasını uzaktan yönetimle elektronik olarak gerçekleştirme işi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı deneti. Kamera kontrol.

Vision control engineer : Alıcı denet masasında alıcının çeşitli çalışmalarını düzenleyen kimse. Alıcı denetçisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Vision control operator : Alıcı denet masasında alıcının çeşitli çalışmalarını düzenleyen kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı denetçisi.

Vision modulation : Resim taşıyıcı dalganın değiştiriminde kullanılan ve tüm ölçünlerde genlik değiştirimi biçiminde olan değiştirim çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim modülasyonu. Resim değiştirimi.

 

Vision mixer : Resim seçici.

Vision intermediate frequency amplifier : Resim ara yinelenim yükselteci. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Almaçta resim ve ses imleri ayrıldıktan sonra, resim ara yinelenimini güçlendiren yükselteç.

Vision screen : Denetliğin yönetimde kullanılanı. Yönetim denetliği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Vision control room : Alıcı denet odası. Alıcı denet masasının ve alıcının çalışmasını düzenleyen, ayarlayan öbür araçların yer aldığı oda. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Vision Türkçe anlamı, Vision eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vision ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Envisagement : Plan. Tasarım. Tahayyül.

Aspect : Hal. Görünüş. Yıldız ve gezegenlerin birbirlerine göre konumları. Çok yönlü herhangi bir şeyin bir yüzü. Çehre. Baktığı yön. Maruziyet. Her yörede, özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye ya da kuzeye karşı konumunu belirleyen ve bu nedenle doğal koşullarını saptayan durumu. Bakı. Açı oluşturmak.

Cobweb : Temizlenmesi gereken pislik. Tuzak. Hile. Dayanıksız şey. Örümcek ağı. Örümcek ağının teli. Ağ. Örümcek.

Envision : Düşünmek. Kafasında canlandırmak. Zihninde canlandırmak. Gözünün önüne getirmek. Tasavvur etmek.

Modality : Tarz. Yaklaşım. Kip. Kiplik. Keyfiyet. Usul. Modalite. Yöntem. Şekil.

Originalities : Orijinallik. Özgünlük. Benzemezlik. Yaratma gücü.

Common ground : Ortak bir zevk. Ortak düşünceler. Ortak görüşler. Ortak zemin. Tutku vb. Ortak payda. Ortak taban. Uyuşma temeli. Ortak düzlem.

Chimaeras : Hayal ürünü korkunç yaratık. Bedeni keçi ve kuyruğu yılandan ateş soluyan dişi mitolojik canavar. Ejderha. Şimer. Tüm başlılar. Balıklar (pisces) sınıfının, keski solungaçlılar (elasmobranchii) alt sınıfından, iskeletleri kıkırdaktan oluşmuş, solungaç yarıkları bir deri kıvrımı ile örtülmüş bir takım ya da yeni sınıflandırmalara göre bir sınıf. Tüm başlılar sınıfından hayvan. Kimera.

Fantasies : Vehim. Fantezi. Kurgu. Acayip fikir.

Vision synonyms : daylight vision, mental imagery, monocular vision, distance vision, sensory system, central vision, sense modality, trichromacy, color vision, visual modality, night sight, chromatic vision, near vision, peripheral vision, exteroception, retrovision, lively imagination, fiction, imagery, chimerism, constructiveness, invention, longhanded, realisation, reverie, concept, forebodes, bodement, chimera, suspicions, twilight vision, seeing, optic.

Vision zıt anlamlı kelimeler, Vision kelime anlamı

Vision antonyms : uncreativeness.

Vision ingilizce tanımı, definition of Vision

Vision kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To dream. Actual sight. To see in a vision. The act of seeing external objects.