Vitamin s türkçesi Vitamin s nedir
- Streptogenin peptidi ile ilgili olan ve tavuklarda gelişmeyi artırıcı etkisi olan bir madde.
- Vitamin.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- S vitamini.
Vitamin s ingilizcede ne demek, Vitamin s nerede nasıl kullanılır?
Vitamin : Vücuttaki fizyolojik ve metabolik işlevler için gerekli olup, hayvansal ve bitkisel besinlerle organizmaya giren, bir bölümü yağda bir bölümü suda eriyen, eksikliğinde çeşitli hastalıkların geliştiği bir grup organik maddelerden herhangi biri. Birçok metabolizma olayları için çok az miktarda gerekli olan ve bitkilerle alçak yapılı hayvanlar tararından sentezlenen, yüksek yapılı hayvanların besin yolu ile aldıkları çeşitli organik bileşikler. a, b, c, d, e, k vitamini vb. gibi çeşitleri vardır ve sadece birisinin yokluğu hastalık sebebidir. İnsan ve hayvanların sağlığı, büyümesi, her türlü verim gücü, üremesi ve normal metabolizmanın sürmesi için eser miktarda gerekli olan, genellikle organizma tarafından sentezlenemediği için besinlerle dışarıdan alınan ve genellikle bir koenzim bileşeni olarak işlev gören organik maddeler. Canlıların yaşamlarını düzenlemeye yarayan ve yoklukları türlü sayrılıklara yol açan karışık yapılı organik bileşikler sınıfı. Vitamin. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
S : İngiliz alfabesinin on dokuzuncu harfi. İngiliz alfabesinin 19'uncu harfi. Doğada serbest veya diğer bazı metallerle bileşik olarak bulunan bir element, sülfür. Entropinin simgesi. Sülfürün simgesi. Kükürt. S saniyenin simgesi.
Vitamin supplementation : Vitaminleştirme. Rasyonun veya yem maddesinin vitaminlerle tamamlama veya takviye etme işlemi.
Vitamin a : A vitamini. Karotenlerden elde edilen ve yağda çözünen, bazı balıkların karaciğerinde, sütte ve yumurtada bulunan, gözde çubuk ve koni hücrelerinin ışığa duyarlı pigmentinin öncüsü olan bir vitamin. Balık yağında ve karetoniyitlerde bulunan ve yağda çözünen sarı terpen alkolü (gelişim ve iyi görüş için gereklidir). Yağda çözünen, ısıya dayanıklı, ağır metaller ve ultraviyole ışınları etkisiyle oksitlenip bozulabilen, epitel koruyucu, memelilerde ve deniz balıklarında vitamin a1, tatlı su balıklarında vitamin a2 formunda olan, organik, etkin ve esansiyel besin maddesi, retinol. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kediler dışındaki hayvanlarda beta karotenden sentezlenebilen, yalnız hayvansal dokularda bulunan ve palmitat esteri biçiminde karaciğerde depo edilen, görme işlevinin gerçekleşmesinde, epitel dokunun normal gelişmesi, farklılaşması ve mukus salgılamasında, kemik gelişmesinde, büyüme, üreme ve bağışıklık cevaplarının düzenlenmesinde görev alan yağda çözünen vitaminlerden biri, retinol, antikseroftalmik vitamin, antienfeksiyöz vitamin. Retinol.
Vitamin a acetate : Saf durumda bir gramı 0, 872 gram a vitaminine eşit olan ticari yemlik kalitede üretilen bir vitamin. Vitamin a asetat.
Vitamin a acid : Retinoik asit. Tretinoin. A vitamini asidi. A vitamininden çıkan ve sivilcelerin tedavisinde kullanılan asit.
İngilizce Vitamin s Türkçe anlamı, Vitamin s eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vitamin s ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yerdomuzu.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.
Vitamin : Canlıların yaşamlarını düzenlemeye yarayan ve yoklukları türlü sayrılıklara yol açan karışık yapılı organik bileşikler sınıfı. Vücuttaki fizyolojik ve metabolik işlevler için gerekli olup, hayvansal ve bitkisel besinlerle organizmaya giren, bir bölümü yağda bir bölümü suda eriyen, eksikliğinde çeşitli hastalıkların geliştiği bir grup organik maddelerden herhangi biri. Birçok metabolizma olayları için çok az miktarda gerekli olan ve bitkilerle alçak yapılı hayvanlar tararından sentezlenen, yüksek yapılı hayvanların besin yolu ile aldıkları çeşitli organik bileşikler. a, b, c, d, e, k vitamini vb. gibi çeşitleri vardır ve sadece birisinin yokluğu hastalık sebebidir. İnsan ve hayvanların sağlığı, büyümesi, her türlü verim gücü, üremesi ve normal metabolizmanın sürmesi için eser miktarda gerekli olan, genellikle organizma tarafından sentezlenemediği için besinlerle dışarıdan alınan ve genellikle bir koenzim bileşeni olarak işlev gören organik maddeler. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Acacia : Mimoza. Akasya sakızı. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
Vitamin s synonyms : abiotic environment, abacus bodies, aardvarks, vitamines, vitamine, a site, abo blood groups system, vitamins, a chromosome, abiotic factor.

Bu kısımda Vitamin s kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vitamin s ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vitamin s anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vitamin s ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.