Voir türkçesi Voir nedir

Voir ile ilgili cümleler

English: As the iron was heating up, Mary poured distilled water into the reservoir to make steam.
Turkish: Ütü ısınırken Mary buhar yapmak için hazneye damıtılmış su döktü.

Voir ingilizcede ne demek, Voir nerede nasıl kullanılır?

Voir dire : (fransızca) şahitlik yemini. İfade vermek için uygun olup olmadığının saptanması için yasal bir şahide uygulanan ön inceleme.

Abreuvoir : Duvarcılıkta (veya masonlukta) iki taş arasındaki birleşme noktası veya boşluk.

Air reservoir : Hava tankı. Hava rezervuar. Hava rezervuar tankı. Hava deposu.

Animal reservoirs : İnsanlarda bulunan parazitlerin identik evrelerini bulunduran ancak çok az belirti gösteren ve bu nedenle insan enfeksiyonları için kaynak teşkil eden canlılar. Rezervuar konak.

Artificial reservoir : Gölet. Akarsular üzerinde kurulan büğetlerin ardında toplanan suların oluşturduğu yapay göl.

Avoirdupois unit : Tartı birimi.

Balancing reservoir : Düzenleme haznesi. Dengeleme kabı.

Avoirdupois pound : 16 ons 453 gram.

Au revoir : Allahaısmarladık. Görüşmek üzere. Hoşçakal. Güle güle.

Compressed air reservoir : Basınçlı hava birikimliği. Tazyikli hava deposu. Basınçlı hava borusu. Basınçlı hava biriktirmeye yarayan birikimlik. Basınçlı hava deposu.

 

İngilizce Voir Türkçe anlamı, Voir eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voir ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cares for : Bakımını üstlenmek. Sevmek. Seven. Sevmek (birini veya bir şeyi). İstemek. Çocuk büyütmek. İlgilenmek. Koruyan. - hakkında endişelenen.

Beheld : Seyretmek. Farkına varmak. Dikkatle bakmak. Gözlemlemek. Dikkat etmek. Görmek.

Attends : Eşlik etmek. Hizmet etmek. Beraberinde getirmek. Hazır bulunmak. Kulak vermek. Dinlemek. Devam etmek. Katılmak. Dikkatini vermek.

Beholding : Seyretmek. Görmek. Dikkat etmek. Dikkatle bakma. Seyretme.

Invalid : Yararsız. Geçersiz. Boş. Harp malulü. Hastalıklı. Hasta. Çürüğe çıkarmak. Yatalak. Sakat.

Attend : Hazır bulunmak. İlgilenmek. Dinlemek. Katılmak. Hizmet etmek. Eşlik etmek. Beraberinde getirmek. Kulak vermek. Beklemek.

Null : Battal. Kukla. Boşluk. Değersiz. İşe yaramaz. Hükümsüz. Sıfır. Geçersiz. Boş.

Attend on : Hizmet etmek. İlgilenmek.

Behold : Gözlemlemek. Seyretmek. Görmek. Dikkatle bakmak. Farkına varmak. Dikkat etmek.

Empty : Boşaltmak. Aç. İçeriksiz. Anlamsız. Saçma. İçini boşaltmak. Boşalmak. Yoksun. İçini çıkarmak.

Voir synonyms : care for, be in charge, beholds, attend to, cast a glance, administer to, beat about, be in charge of, attended.

Voir zıt anlamlı kelimeler, Voir kelime anlamı

Valid : Meşru. Geçerli. Yerinde. Varid. Yürürlükte. Mantıklı. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Muteber. Haklı. Temel alınan ölçütle bağlılaşma oranı yüksek olduğu için ölçmesi gereken özelliği ya da özellikleri gerçekten ölçebilme durumunda olan (test).

Fill : Karşılamak. Kaplamak. Dolusu. Doldurmak. Dolmak. Dolduracak miktar. Kabarmak. Kapamak. Doyumluk.