Walkings türkçesi Walkings nedir

Walkings ingilizcede ne demek, Walkings nerede nasıl kullanılır?

Walkingsticks : Bulunduğu yerin rengine uyma özelliği de gösteren ve tarım bitkileri için zararlı olabilen çöpümsü ya da yaprağımsı görünüşte düzkanatlılar familyası. Değnek çekirgeleri.

Walking beam : Balansiye. Telsiz dalgalarının aktarımı. Dengeleme kolu. Aktarma kirişi. Radyo dalgası. Çelik çubuklar veya döşeme kesitlerini bir soğutma yatağından veya fırından geçirme metodu. Telsiz dalga. Denge kolu.

Walking beam furnace : Yürüyen kirişli fırın. Yürür kirişli fırın.

Walking boots : Tırmanma botu. Yürüyüş ayakkabıları. Yürüyüş botu.

Walking chair : Oyuncak bebek arabası.

Walking excavator : Yürür kazaratar. Yürür ekskavatör.

Walking encyclopaedia : Ayaklı kütüphane. Bilge. Pek çok konuda geniş bilgisi olan kimse. Alim. Dahi. Yürüyen ansiklopedi. Çok bilgili kimse.

Walking distance : Yürüme mesafesi. Yürüyüş mesafesi. Yürümek için çok uzak olmayan mesafe. Bir kent, özellikle bir komşuluk birimi içinde, okul, pazar, bakkal, manav vb. kent kolaylıklarına yürüyerek varılabilecek uzaklık. Yürüme uzaklığı. Yürünebilecek kadar kısa mesafe.

Walking lady : Figüran.

 

Walking encyclopedia : Çok bilgili kimse. Alim. Yürüyen ansiklopedi. Dahi. Pek çok konuda geniş bilgisi olan kimse. Bilge.

İngilizce Walkings Türkçe anlamı, Walkings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Walkings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Batons : Sopa. Değnek. Cop. Baton. Baston. Çubuk.

Paces : Adım. Hız. Uygun adım yürüyüş.

Movable : Tarihi değişen (yortu). Menkul. Oynak. Taşınır. Portatif. Pay ve borç belgitleri gibi yasal hükümlerle aktarılabilen mallar. eşya ve hayvanlar gibi yer değiştirebilen mallar. Hareket edebilen. Oynatılabilir. Taşınır mal.

Floor covering : Yer kaplama. Zemin döşeme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Halı. Taban muşambası. Zemin kaplama. Döşeme kaplaması. Zemin kaplaması. Yer kaplaması.

Roamed : Amaçsız gezinmek. Gezmek. Gezinme. Dolaşma. Sürtmek. Gezinmek. Dolaşmak. Aylak aylak dolaşmak.

Intractable : İnatçı. İnatcı. Ele avuca sığmaz. Kolay kontrol edilemeyen. Yola getirilemeyen. Zorlu. Dik kafalı. Densiz. Serkeş. Kontrol edilmesi zor.

Baton : Baton. Değnek. Baston. Çubuk. Cop. Bayrak sopası. Sopa. Bayrak yarışlarında, elden ele aktarılan bayrağı simgeleyen, tahta, maden gibi sert özdeklerden yapılmış, 49 gr. ağırlığında, 28 cm.-30 cm. boyunda, 12 cm. çapında düzgün boru.

Gaits : Gidiş. Yürüme eylemi. Koşma tarzı. Demarş. Yürüme biçimi. Yürüyüş şekli.

Trekking : Sırt-çantalı gezi. Doğa yürüyüşü. Yolculuk etme. Kağnı ile gitmek. Göçmek. Öküz arabası ile göç etmek.

Sceptering : Kral asası. Kraliyet asası. Saltanat asası. Saltanat. Hükümdar asası.

 

Walkings synonyms : sceptre, treader, tread, toddled, tiling, tiles, hiking, perambulations, outings, treaders, truncheons, staff, planking, marcher, peregrination, pavements, toddle, rod, furnishing, toddles, lagging, plankings, stick, promenaded, truncheon, free standing, perambulation, upholsteries, progressing, promenade, furniture, sceptres, base plate.

Walkings zıt anlamlı kelimeler, Walkings kelime anlamı

Tractable : Uslu. Yumuşak başlı. Uysal. İşlenebilir. Söz dinler. Çözülebilir. İzlenebilir. Kolay kontrol edilir. Kolay işlenir.

Sleeping : Uyuyan. Uyku hali. Uyutan. Uyumaya yarayan. Uyuma. Uykuda. Uyuyor. Uyku için kullanılan. Uyku.

Unconsciousness : Farkında olmama. Bilinçsizlik. Baygınlık. Kendinde olmama. Şuursuzluk. Enkonsiyans.