Was had türkçesi Was had nedir

  • Keleğe geldi.
  • Kazıklanmak.
  • Aldatıldı.
  • Katakulliye getirildi.
  • Kazık yemek.
  • Hamile kalmak veya olmak.

Was had ile ilgili cümleler

English: A good time was had by all.
Turkish: Herkes eğlendi.

Was had ingilizcede ne demek, Was had nerede nasıl kullanılır?

Was : Tutmak (para). Bulunmak. Mal olmak. Anlamına gelmek. Durmak. Olmak. -dı. -di. Var olmak.

Had : Etmek. Aldatmak. Elde etmek. Dolandırmak. Sahip olmak. Zorunda olmak. Bulunmak. Olmak. Kabul etmek. Göz yummak.

Was a success : Çok iyi geçti. Çok iyi gitti. Başarılıydı. Başarıydı.

Was able to : -ebildi. -abildi.

Was about to : -meye henüz yeltenmişti. -mek üzereydi. -mak üzereydi.

Was accused of a criminal act : Kanun dışı faaliyetlerden dolayı hakkında dava açıldı. Yasadışı faaliyetle suçlandı. Cezai suç atfedildi.

Was acquitted : Aklandı. Tüm suçlamalarda temize çıktı. Beraat etti.

İngilizce Was had Türkçe anlamı, Was had eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Was had ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be screwed : Patates olmak. İşleri batırmak. Vidalanmak. Ayvayı yemek. Hapı yutmak. Göte gelmek. Mantara bağlamak. Yaraklara gelmek.

Be misled : Kandırıldı. Yanlış yönlendirilmek. Saptırıldı. Yanlış yönlendirildi.

 

Was misled : Saptırıldı. Yanlış yönlendirildi. Kandırıldı.

Pay through the nose : Aşırı para ödemek. Cebinden çok para çıkmak. Aşırı ödemek. Bir servet ödemek. Pahalıya mal olmak. Çok fazla para ödemek. Çok pahalıya gelmek. Çok pahalıya almak.

Wears horns : Karısı tarafından başkasıyla aldatıldı. Boynuzlandı. Boynuzlanır. Boynuzlanıyor.

Be had : Keleğe gelmek. İle seks yapmak. Aldatılmak. İle seks partneri olmak. Kandırılmak. Ketenpereye gelmek. Katakulliye gelmek. İle cinsel ilişkiye girmek. Oyuna gelmek. Tufaya gelmek.

Get screwed : Göte gelmek. Siktir. Sakata gelmek. Seks yapmak. Siki tutmak.

Get the shaft : Kazığı yiyen olmak. Mağdur edilmek. Üç kağıda gelmek. Dolandırılmak.

Be cheated : Aldatılmak. Kanmak. İhanete uğramak. Yaş tahtaya basmak.