Water table isohyps türkçesi Water table isohyps nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Tabansuyu düzeyi eğrileri.
  • Belli bir yüzeyin üstünde ya da altında, eşit düşey uzaklıkta bulunan su tablası noktalarını bağlayan çizgiler.

Water table isohyps ingilizcede ne demek, Water table isohyps nerede nasıl kullanılır?

Water : Sulanmak. Sulamak. Sulandırmak. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Ağız sulanmak. Su. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Hafifletmek. Su vermek.

Table : Sunmak. Sofra. Göstermek. Gözlemleri incelenen değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtarak döküme sokan dağılım alanı. Tartışmaya sunmak. Masaya koymak. Tasarıyı müzakereye sunmak. Üzerinde masatopu oynamağa yarayan, uzunluğu 274 cm., genişliği 152,5 cm., yerden yüksekliği 76 cm. olan, üstü koyu donuk boyalı, kenarlarına oyun alanını belirten 2 cm. kalınlığında beyaz çizgiler çekilmiş masa. Görüşmeyi veya tartışmayı ileri bir tarihe bırakmak (bir tasarı veya mesele hakkındaki). Keste.

Water table : Su masası. Su pervazı. Saçak. Su basıncının erkin hava basıncına eşit olduğu yerde, yeraltı suyunun yüzeyi. Cetvel şeklindeki. Su tabakası düzeyi. Su oyun masası. Tabansuyu düzeyi. Su tabakası.

 

Ground water table : Yeraltı su düzeyi. Yeraltı su örtüsünün, yeryüzüne uzaklığı mevsimler boyunca değişebilen üst düzeyi. bk. yeraltı su örtüsü.

İngilizce Water table isohyps Türkçe anlamı, Water table isohyps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Water table isohyps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abyss : Hufre. Derinlik. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Uçurum. Dipsiz gibi görünen yer. Dibi olmayan çukur. Boşluk. Abis. Tamu.

After shock : Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı şok. Artçı sarsıntı.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji.

Adventive cone : Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. İlerleme konisi. Parazitik koni. İlerleme hunisi.

Absolute age : Kesin yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş. Salt yaş.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Absolute chronology : Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı kuvvet.

 

Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar. Alkali kayaç.

Water table isohyps synonyms : aggregats, abysal environment, algonkian, acrozone, acid fumarole, adjacent rock.