Waterguard officer türkçesi Waterguard officer nedir

  • Gümrüğün kolluk işlerini yapan görevli.
  • Gümrük alanında kullanılır.
  • Koruma memuru.
  • Gümrük koruma görevlisi.
  • Gümrüğün kolluk işleri ile görevli olan kişi. a. bk. gümrük koruma memuru.

Waterguard officer ingilizcede ne demek, Waterguard officer nerede nasıl kullanılır?

Officer : Yetkili. Subay. Makam sahibi. İdare etmek. Komuta etmek. Sağlık memuru. Memur. Sakçı memuru. Subayları atamak. Polis memuru.

Active officer : Muvazzaf subay.

Administration officer : İdare memuru. İdari görevlerle ilgilenen memur.

Air liaison officer : Hava irtibat subayı.

Air officer : Tenek subayı. Hava subayı.

Army officer : Ordu subayı. Kara subayı. Karacı subay. Subay.

İngilizce Waterguard officer Türkçe anlamı, Waterguard officer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Waterguard officer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Autonomous rate of duty : Gümrük bildirmeliğine, yasa ile ya da onun verdiği yetkiye dayanılarak hükümetçe konulmuş olan ve o ülkece tek yönlü değiştirilebilen vergiler. Yasal vergi oranı.

Ad valorem basis : Değer esası. Değer ilkesi. Gümrük bildirmeliklerinde, mal değerinin vergiye temel alınması.

Commin external tariff : Ortak dışbildirmelik. Avrupa topluluklarına üye ülkeler dışındaki ülkelerden gelen mallara uygulanan ortak gümrük bildirmeliği.

 

Ceiling bond : Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.). Tavan ödün.

Approved routes : Gümrük yolları. Bir ülkenin gümrük yasaları uyarınca, mal ve yolcu giriş çıkışı için izlenmesi zorunlu olan kara, su ve demiryolları.

Bound item : Bağlı mal. Uluslararası antlaşmalarla başka bir ülkeye verilen ödün sonucu, gümrük vergisine bağlanmış olan mal.

Clearance through customs : Gümrük işlemlerini yaptırıp bitirerek, malları yurda sokma ya da yurttan çıkarma. Gümrükleme.

Ad valorem duties : Değer vergisi. Gümrük bildirmeliklerinde, malların değeri üzerinden alınan vergi.

Coasting traffic : Bir ülkenin limanları arasında kendi deniz araçlarının işlemesi (küçük kabotaj). deniz araçlarının, o ülke limanları ile dış limanlar arasında işlemesi (büyük kabotaj). Kabotaj.

Guard : Bekçi. Uyanıklık. Gard. Koruma. Gözetim. Savunma pozisyonu. Önlem almak. Denetlemek. Gardiyan.

Waterguard officer synonyms : brussels nomenclature, boarding and search of ships, aircraft cargo manifeste, composite duties, customs guard, clearence for home use, boarding and search of aircrafth, concession rate.