Watery mouth türkçesi Watery mouth nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Sulu ağız.
  • Üç günlükten küçük kuzularda escherchia coli enfeksiyonunda salya akıntısı, fiziksel çöküntü, iştah kaybı ve şirdende gaz toplanmasıyla belirgin olan hastalık.

Watery mouth ingilizcede ne demek, Watery mouth nerede nasıl kullanılır?

Watery : Su ile ilgili. Yaşlı. Soluk. Su dolu. Islak. Sıkıcı. Sulak. Yağmur yağacak gibi. Sırsıklam. Yaş.

Mouth : Ağız. Tane tane söylemek. Giriş yeri. Boğaz. Zırlamak. Söylemek. Dırdır etmek. Geme alıştırmak. Kesici aletlerin keskin yanı. Dudak bükmek.

Watery eyes : Sulu gözler. Fersiz ve renksiz gözler.

Watery sky : Yağmur yağacak gibi hava.

Watery soup : Cıvık çorba. Sulu çorba. Kötü çorba. Çok su konulmuş çorba.

Bad mouth : Bok atmak. Çamur atmak. Aşağılamak ve eleştirmek. Kötülemek. Bir kimse hakkında yüz kızartıcı ve yalan şeyler söylemek.

İngilizce Watery mouth Türkçe anlamı, Watery mouth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Watery mouth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

 

Abdomen : Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Abdomen.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Watery mouth synonyms : abdominal distention, abaxial, a clay, a c syndrom, abattoir, a c deformity.