Weal türkçesi Weal nedir

Weal ile ilgili cümleler

English: Ali became quite wealthy.
Turkish: Ali oldukça zengin oldu.

English: Ali comes from a very wealthy family.
Turkish: Ali çok varlıklı bir aileden geliyor.

English: Ali has become a wealthy man.
Turkish: Ali varlıklı bir adam oldu.

English: Ali found out that Mary was wealthy.
Turkish: Ali Mary'nin zengin olduğunu öğrendi.

English: Ali has great wealth, but he is not happy.
Turkish: Ali büyük bir servete sahip ama mutlu değil.

Weal ingilizcede ne demek, Weal nerede nasıl kullanılır?

For the public weal : Umumun refahı için. Kamu yararına.

Public weal : Kamu yararı.

The public weal : Toplumun iyiliği. Kamu yararı. Toplum refahı.

Weald : İngiltere'nin güneydoğusunda bir bölge. Açık veya ormanlık alan (britanya). Geniş ve sık ormanlık. Kır.

Weals : Refah. Saadet. Dayak beresi. İz. Bere. Mutluluk. Gönenç. İyi hal. Sivilce. Kamçı izi.

Wealth tax : Servet vergisi. Varlık vergisi.

Wealthy merchant : Zengin tüccar.

Wealths : Variyet. Para. Servet. Dünya nimeti. Varlık. Bolluk. Mal varlığı. Dünyalık. Zenginlik.

Wealthy : Bol. Paralı pullu. Zengin. Varlıklı. Servet sahibi. Variyetli. Paralı. Bay. Gani.

Wealthiest : Bol. En zengin. Zengin. Paralı. Varlıklı.

 

İngilizce Weal Türkçe anlamı, Weal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Balmorals : Kasket. Kasket (isk.).

Beneficence : İyilik. Hayır işine bağışlanan para. İhsan. Lütuf. Yardımseverlik. Bağış. Cömertlik.

Goodwills : Peştemallık. Neşe. İtibar (ticari). Saygınlık. Prestij. Firma değeri. Hüsnüniyet. İyi niyet.

Contusion : Sıyrık. Çürük. Kontüzyon (bedende). Yara. Küt darbelerle oluşan, deri bütünlüğünün bozulmadığı, ancak deri altı damarlarında yırtılma ve kanamayla belirgin, mavimsi, mor renkte yaralanma, kontüzyon. Ezilme. Eziklik. Morartı. Ezik.

Impetigo : Empetigo. İltihaplı isilik. İrinli isilik. İmpetigo. Genellikle stafilakoklar’a bağlı olarak biçimlenen, derinin yüzlek, irinli yangısı, impetigo, yüzeysel bakteriyel piyoderma. yeni doğan domuzlarda yüz bölgesinde, ineklerde ise meme başlarında görülür.

Pimple : Fiske. Sivilcelenmek. Kabarcık.

Usefulness : Fayda. Faydalılık. İşe yararlık. Yarar. Yararlılık. Faydalı olma. Kullanışlılık. Yararlık.

Abundance : Kesret. Evrende kimyasal öğelerin dağılımı; evrenin ya da güneş gibi belirli bir yıldızın ortalama kimyasal bileşimi. Bolluk. Her bir hücrede bulunan belli bir mrna molekülü ortalama sayısı. abundans. Külliyet. Gökbilimin istatistik çalışmalarında sık sık kullanılan bir deyim. bir topluluk içinde, istenilen tek bir çeşidin ne denli bol olduğu. ele geçen 550 gr. lık bir göktaşının içinde 50 gr. demir varsa ondaki demir bolluğu "50 gr. dır" denir. bir yıldız tayfında görülen 180 çizgiden 25 tanesi metal çizgisi ise, tayfın metal bolluğu "25" dir. Miktar. Varlık ve rahatlık. Biyoloji, fizik, kimya, uzay, iktisat alanlarında kullanılır.

 

Clues : Yumak. İpuçları. Şipka. İpucu. Hamak ipi. İşaret. Anahtar. Topak.

Weal synonyms : weals, clews, good, harm, denotement, bliss, evidence, philanthropies, chip, benefactions, abundances, felicity, hickeys, gayeties, philanthropy, cluing, superficial bacterial pyoderma, pustule, euphoria, pimpling, clew, creature comforts, ease, trauma, graze, dint, barrets, heaven, injury, pustulation, no, auspiciousness, bleb.

Weal ingilizce tanımı, definition of Weal

Weal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Welfare. Prosperity. To promote the weal of. To mark with stripes. [Bakınız: Wale]. Happiness. The mark of a stripe. [Bakınız: Wale]. To cause to be prosperous. A sound, healthy, or prosperous state of a person or thing.