Weaners türkçesi Weaners nedir
- Sütten kesilmiş hayvan yavrusu.
Weaners ingilizcede ne demek, Weaners nerede nasıl kullanılır?
Weaner : Sütten kesilmiş hayvan yavrusu.
Weaned : Sütten kesilmiş. Bir kimseyi yapmaya alıştığı şeyden alıkoymak (bağımlılık, süt emme vs gibi).
Unweaned : Sütten kesilmiş olmayan. Bir alışkanlığı kesilmemiş. Sütten kesilmemiş.
Wean away from : Caydırmak. Vazgeçirmek.
Wean itself away from dependency on : -e bağımlı olmaktan kurtarmak. -e bağımlılığını rehabilite etmek.
Weaning : Memeden kesme. Yavrunun emzirilmesine son verilmesi. Mekanik ventilasyondan ayrılma. Taze yemden kesme. Sütten kesme.
Weanling : Anne sütünden henüz kesilmiş olan (hayvan yavrusu veya bebek). Yeni sütten kesilmiş bebek veya hayvan yavrusu.
Weanlings : Yeni sütten kesilmiş bebek veya hayvan yavrusu. Sütten yeni kesilmiş hayvan yavrusu veya bebek.
Wean : Yetiştirmek. Memeden kesmek. Büyütmek. Bebek veya çocuk. Soğutmak. Vazgeçirmek. Sütten kesmek.
Zimbabwean : Zimbabwe yerlisi veya zimbabwe'de yaşayan. Zimbabveli. Zimbabweli. Zimbabve'ye özgü. Zimbabve.
İngilizce Weaners Türkçe anlamı, Weaners eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Weaners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Imperfectness : Hatasız olmama durumu. Kusurluluk. Kusursuz olmama durumu. Hatalılık. Mükemmel olmama durumu. Kusur.
Supreme headquarters : Başkomutanlık karargahı. En önemli karargah. Üst komuta.
Rome : Roma.
Inadequacy : Yetersizlik. Noksanlık. Eksiklik. Kifayetsizlik. Yetersiz kapasite veya kullanımdan doğan masraf veya zarar. Bir ölçme aracı ya da bir gözlem evreninin sayıca elverişsiz büyüklükte olması.
Fatigue : Uzun bir uyartı sonucu bir organın hücrelerinde meydana gelen fizyolojik durgunluk. Kırıklık. Yorgunluk vermek. Tükenmişlik. Bir metalin gerilme dayanıklılığı sınırının oldukça altında olan yinelemeli zorlamalarla kendini bırakma eğilimine girmesi. Ayakta duramama. Bitkinlik. Argınlık. Dayanıklılığını yitirme. Biyoloji, fizik, madencilik alanlarında kullanılır.
Body : Ceset. Heyet. Gövde. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Birlik. Büyük kısım. Nesne. Madde. Zümre. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup.
Flaw : Kusur. Aksama. Sakatlık. Zarar vermek. Üretim hatası. Hata. Noksanlık. Defo. Çatlak. Çatlatmak.
Insufficiency : İnsufisans. Yetmezlik. İnsufisiens. Eksiklik. Eksiklik duygusu. Yetersizlik.
Imperfection : Noksan. Kusur. Eksiklik. Düzgünsüzlük. Bozukluk. Ayıp. Kusurluluk. Özürlülük. Hata.
Leadership : Reislik. Önde gelenler. Bir toplumsal kümede üyelerce gönüllü olarak izlenen bir kişinin ünü, gücü ya da toplumsal yeri dolayısıyla öncülük etmesi, toplumsal davranış başlatabilmesi, başkalarının çabalarını yönetmesi, örgütlemesi, denetlemesi durumu ya da süreci. Öncülük. Lidere yakışan vasıflar. Önderlik. Başkanlık. Liderlik. Liderler.
Weaners synonyms : high command, failing.
Weaners zıt anlamlı kelimeler, Weaners kelime anlamı
Perfection : İkmal. Bitirme. Mükemmelleştirme. Kusursuzluk. Mükemmeliyet. Tekamül. Kemal. Ustalık. Eşsiz örnek. Bir ölçme aracı ya da bir ölçme sürecinin ölçüm yanılgılarını en aza indirgeme yeteneği.
Dryness : Kuru oluş. Kuruluk. Hayal gücü eksikliği. Kuraklık. Monotonluk. Nemsizlik. Yavanlık.
Wet : -e işemek. Yaş. Martavalcı. İsteksiz kimse. Islanmak. Islaklık. İçki yasağı karşıtı. İşemek. Islatmak. Islak.

Bu kısımda Weaners kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Weaners ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Weaners anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Weaners ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.