Weigh against somebody türkçesi Weigh against somebody nedir

  • Aleyhinde konuşmak.
  • Karşı olmak.

Weigh against somebody ingilizcede ne demek, Weigh against somebody nerede nasıl kullanılır?

Weigh : Kantara vurmak. Tartmak. Belirli bir ağırlık gelmek. Bastırmak. Ağırlığında olmak. Önemi olmak. Sıkıştırmak. Yük olmak. Çekmek. Çekmek (belirli bir ağırlık).

Against : Karşı. Ters olarak. -e karşı. Dayalı. Mukabilinde. Kontra. Muhalif. -e değecek şekilde. -e aykırı. -e zıt yönde.

Somebody : Önemli birisi. Kimisi. Bir kimse. Önemli kimse. Bazısı. Birisi. Kimse. Şahsiyet. Biri.

Weigh against : Aleyhine olmak.

Be dead set against somebody : Taban tabana zıt olmak.

Bring an accusation against somebody : Suçlamada bulunmak. Suçlamak.

Have a grudge against somebody : Kin gütmek.

Stack the cards against somebody : Kartları aleyhine dizmek.

Take out a summons against somebody : Mahkemeye vermek.

Discriminate against somebody : Kötü davranmak. Fark gözetmek.

İngilizce Weigh against somebody Türkçe anlamı, Weigh against somebody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weigh against somebody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Argue against : Yalanlamak. Yanlış olduğunu göstermek. Tersini göstermek. Boyun eğmemek. Aleyhinde olmak. Karşı çıkmak. Şiddetle karşı çıkmak. Ayak diremek. İtiraz etmek.

 

Impugn : Yalancı çıkarmak. Dil uzatmak. Aleyhinde olmak. Yalanlamak. Kuşkulanmak. Şüphe etmek.

Disparages : Hor görmek. Adamdan saymamak. Kötülemek. Küçük görmek. Kötümsemek. Küçümsemek. Batırmak. Küçük düşürmek. Aşağı görmek.

Fronted : Önderlik etmek. Yönelmek. Cephesini düzenlemek. Yol göstermek. Bakmak. Dönmek.

Be against : Aleyhinde olmak.

Fronting : Dönmek. Hareketli faz yükselme düzeyi. Yol göstermek. Bakmak. Ön ünlüleşme. Cephesini düzenlemek. Önderlik etmek. Yönelmek.

Disparage : Kötülemek. Aşağı görmek. Adamdan saymamak. Batırmak. Hor görmek. Kötümsemek. Küçük düşürmek. Küçük görmek. Küçümsemek.

Be down on somebody : Kancayı takmak. Gıcığı olmak.

Be opposed to : Aleyhinde olmak.

Faces : Yüzünü dönmek. Karşı karşıya gelmek. Kaplama yapmak. Dönmek. Bakmak. Karşı çıkmak. Astarlamak. Katlanmak. Karşı koymak.

Weigh against somebody synonyms : go against, speak out against, go against the grain, dissent, face, dissented, front on to, dissents, impugned, front.