Went for a drive türkçesi Went for a drive nedir

  • Araba kullandı.
  • Araba sürmeye gitti.
  • Direksiyon sallamaya gitti.
  • Kısa bir süreliğine araba sürdü.

Went for a drive ile ilgili cümleler

English: I went for a drive in the country.
Turkish: Ben kırsalda araba sürmeye gittim.

English: Ali went for a drive.
Turkish: Ali araba sürmeye gitti.

Went for a drive ingilizcede ne demek, Went for a drive nerede nasıl kullanılır?

Went : Tükenmek. Gitmek. Bahse girmek. Kaybolmak. Yapılmak. Sonuçlanmak. İşlemek. Haline gelmek. Başlamak. Girmek.

For : Şerefine. Zarfında. Adına. -e. İçin. -e rağmen. -dir. Dair. -e göre. -e karşı.

A : La (müzik terimi). Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Bir. Argonun simgesi. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Pek iyi. Amperin simgesi.

Drive : Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. İtki. Coşku. Gütmek. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Sürmek. Bir oyuncunun, topla ilerlerken ya da dururken, savunan tarafın bıraktığı boşluklardan sepete doğru birden dalışı. Acele etmek. Zorlamak. Örgenin kendi denetimi dışındaki etkenlerce, sonuçlarını öngörmeden davranmaya zorlandığı bir güdülenim biçimi.

Take for a drive : Arabayla gezintiye çıkmak.

Went for it : O meseleye yatırım yapmaya karar verdi. Ona karar verdi.

Uncompress a drive : Sıkıştırılmış bir sürücüyü aç.

Compress a drive : Bir sürücü sıkıştır.