Went up the ladder türkçesi Went up the ladder nedir

  • Pozisyonu ilerletildi.
  • Başarılı oldu.
  • Başardı.
  • Statüsü ilerledi.
  • Terfi etti.
  • Basamakları çıktı.
  • Terfi ettirildi.

Went up the ladder ingilizcede ne demek, Went up the ladder nerede nasıl kullanılır?

Went : Ölmek. İddiaya girmek. Olmak. Kaybolmak. Tükenmek. Koyulmak. İşlemek. Sonuçlanmak. Geçmek. Uymak.

The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Ladder : Eskitmek. İtfaiye merdiveni. Kaçmak (çorap). Kaçmak. Basamak. Merdiven. Kaçırmak. (çorap) kaçmak. Bir yere çıkmaya veya bir yerden inmeye yarayan basamaklar dizisi. Çorabı kaçmak.

Went up : Havaya uçmak. Yükseğine gitmek (okul). Açılmak (perde). Patlamak. Artmak. Londra'ya gitmek. Yükselmek.

Went up in flames : Yakıldı. Alevlere büründü. Ateşe verildi. Yandı.

Went up in smoke : Duman gibi kayboldu. Buhar gibi uçtu. Ortadan kayboldu. Buharlaşıp kayboldu. Yanıp kül oldu.

Climb the ladder : Bir şirketin hiyerarşisi içerisinde yükselmek. Merdivene çıkmak.

Kick down the ladder : Merdivenden düşmek.

İngilizce Went up the ladder Türkçe anlamı, Went up the ladder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Went up the ladder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Had achievements : Başarıya ulaştı. Başarılar elde etti. Kazanımlar elde etti.

Do it : Götürmek. Üstesinden geldi. Mala vurmak. Cinsel ilişkiye girmek. Seks yapmak. Sevişmek. Birisini yatağa atmak. Cinsel ilişki yaşamak. Aşk yaşamak. Mercimeği fırına vermek.

Achieved success : Başarı sağladı. Başarı elde etti.

Earned : Elde etti. Kazanmış. Kazandı. Kazanılmış. Çabasıyla elde etti.

Was promoted : Rütbesi yükseltildi. Mertebesi yükseltildi. Derecesi yükseltildi.

Occiputs : Kafanın arka kısmı. Ard kafa (tıp). Art kafa. Başın arka bölümü. Kafanın arkası. Oksiput. Artkafa.

Be promoted : Daha iyi bir pozisyona tayin olmak. Rütbesi yükseltildi. Terfi ettirilmek. Terfi olmak. Terfi etmek. Derecesi yükseltildi. Mertebesi yükseltildi.

Did it : Üstesinden geldi.

Did well : İyi yaptı. İyi iş çıkardı.

Was crowned with success : Başarıyla taçlandırıldı. Başarıldı. İyi geçti.

Went up the ladder synonyms : occiput.