World weariness türkçesi World weariness nedir

  • Bıkmışlık.
  • Dünya yorgunluğu.
  • Dünyanın kötü tarafları görüldüğünde beliren üzüntü tarafından yaratılan bıkkınlık durumu.
  • Melankoliklik.
  • Bıkkınlık.
  • Duygusal nostaljik üzüntü hali.

World weariness ingilizcede ne demek, World weariness nerede nasıl kullanılır?

World : Cihan. Alem. Arz. Dünya. Üçüncü dünya. Evren. Ömür. Yeryüzü. Hayat.

Weariness : Bıkkınlık. Bitiklik. Usanç. Taab. Halsizlik. Yorgunluk. Bitkinlik. Bezginlik. Ayakta duramama. Gına.

World bank : Devlet garantisi ile açılışlar ve yatırımlar için kredi sağlayan para kurumu. Uluslararası imar ve kalkınma bankası. İkinci dünya savaşı sonrasında tahrip olmuş ülkelerin yeniden imarı için uluslararası sermaye piyasasından borçlanıp, üyelerine ticari bankalardan daha düşük faizli kredi sağlamak amacıyla 1944 yılında bretton woods anlaşması ile kurulmuş ve 1946 yılında çalışmaya başlamış finans kurumu. Dünya bankası.

World beater : Alanında en iyisi olan şey. Dünya rekortmeni. Dünyanın en iyisi olmaya çalışan kimse. Dünya rekoru sahibi.

World body : Dünya organizasyonu. Uluslararası çapta organizasyon. Dünya çapında teşkilat.

World center : Dünya çapında işlerin gerçekleştirildiği aktif şehir. Dünya merkezi. Evren merkezi. Sınırlı evren için kabul edilen merkez.

 

İngilizce World weariness Türkçe anlamı, World weariness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak World weariness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dulness : İlginç olmama durumu. Kesmezlik. Donukluk. Durgun olma durumu. Heyecansızlık. Kasvetlilik. Aptallık. Aptalca olma durumu. Anlayışsızlık.

Bellyfuls : Gereğinden fazla. Çok fazla.

Incensement : Öfke. Kızgınlık. Hiddet. Kızışma. Sinir. Çileden çıkma.

Accidie : Cansızlık. İlgisizlik. Uyuşukluk. Kaygısızlık. Tembellik. Hareketsizlik. Halsizlik. Hissizlik.

Boredoms : İlinti. Gına. Sıkıntı. Bun. Usanç. Can sıkıntısı. Afakan.

Surfeited : Fazlasıyla (yemek). Fazlalık. Şişkinlik. Aşırı yemek. Çok fazla. Tokluk. Fazlasıyla içirmek. Fazlasıyla yedirmek. Fazlasıyla doldurmak.

Accidies : Cansızlık. İlgisizlik. Uyuşukluk. Tembellik. Halsizlik. Kaygısızlık. Hareketsizlik. Hissizlik.

Boredom : Bun. Usanç. Sıkılma. Bir soruşturu ya da görüşmenin dönümcül sınırı aşacak düzeyde uzaması durumunda beliren ve yanıtların özgünlüğünü yitirmesine yol açan bıkkınlık. Can sıkıntısı. Gına. Afakan. Sıkıntı. İlinti.

Exasperation : Hiddet. Çileden çıkma. Öfke. Dargınlık. Kızgınlık.

Surfeits : Şişkinlik. Aşırı yemek. Fazlasıyla yedirmek. Fazlasıyla içirmek. Fazlasıyla doldurmak. Tokluk. Çok fazla. Tıka basa yedirmek. Fazlasıyla (yemek).

World weariness synonyms : ennui, jadedness, bellyful, surfeiting, depressiveness, doneness, ennuis, surfeit.