Worry somebody out of something türkçesi Worry somebody out of something nedir

Worry somebody out of something ingilizcede ne demek, Worry somebody out of something nerede nasıl kullanılır?

Worry : Merak etmek. Endişelenmek. Kaygılandırmak. Sinirlenmek. Zorlamak. Hırpalamak. Tedirgin olmak. Kaygılanmak. Sıkıntı kaynağı. Kaygı.

Somebody : Biri. Şahsiyet. Önemli birisi. Bazısı. Kimse. Önemli kimse. Bir kimse. Kimisi. Birisi.

Out : Yanmak. Çıkarmak. Dışarı çıkarmak. Bayılmak. Çıkış. Dışarıda. Dışarı atmak. Kovmak. Meydana çıkmak. Dışarı.

Of : -dan. -in. Karşı. -nin. -nın. İle ilgili. Nin. -li. -den. Li.

Something : Bir şey. Birşey. Önemli bir şey. Falan.

Advise somebody of something : Uyarmak.

Be deprive of something : Yoksun olmak.

Be aware of something : Haberdar olmak.

Worry somebody into a decision : Karar vermeye zorlamak.

Assure somebody of something : Birine bir şeyi inandırmak.

İngilizce Worry somebody out of something Türkçe anlamı, Worry somebody out of something eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Worry somebody out of something ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bail : Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Maşrapa vb. Emanet etmek. Kefalet vergini. Çember. Suyunu boşaltmak (kayık). Halka. Kefaletle serbest bıraktırmak. Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova.

 

Brought through : Kendine getirmek. Hayatını kurtarmak. Korunmuş. Ayıltmak.

Winkle : Deniz salyangozu. Elde etmek. Yenilebilir bir tür deniz salyangozu. Salyangoz. Yarak. Sökmek. Zorla almak. Çük. Penis.

Come to the aid of : Yardım etmek. Desteklemek. Yardımına koşmak.

Cleared : Seyretmek (gemi). Berraklaşmak. Bilgi vermek. Ormanda alan açmak. Tahliye etmek. Aşmak. Açıklamak. Sıyırıp geçmek. Elde etmek. Gümrükten çekmek.

Bails : Çember. Emanet etmek. Kefalet. Maşrapa vb. Kefaletle serbest bıraktırmak. Suyunu boşaltmak (kayık). Halka. Kefalet ücreti. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak.

Bring off : Başarılı olmak. Zorluklara rağmen başarmak. Başarmak. Getirmek. Alt etmek. Umulmayan bir şeyi başarmak. Üstesinden gelmek. Başarıyla yürütmek.

Rout out : Açığa çıkarmak. Yatağından kaldırmak. Uzaklaştırmak. Yatağından çıkarmak. Eşelemek. Bulmak. Gizlendiği yerden çıkarmak. Çıkarmak. Freze etmek.

Absolve : Affetmek. Tenzih etmek. Aklamak. Suçunu bağışlamak. Arılamak. Allah adına günahı affetmek. Temize çıkarmak. Beraat ettirmek. Bağışlamak.

Bail out : Paraşütle atlamak (uçaktan). Kefaletle serbest bıraktırmak. Maşrapa vb ile boşaltmak. Kefaletle kurtarmak. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Giren suyu kova ile boşaltmak. Kurtulmak. Mali destek vererek kurtarmak. Kefaletini ödeyip kurtarmak.

Worry somebody out of something synonyms : brought off, clean up, absolved, bring through, clears, absolves, absolving, ousts, oust, bailed.