Yüzey nedir, Yüzey ne demek

Yüzey; bir matematik terimidir.

Yerel Türkçe anlamı:

[Bakınız: üzey]

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Uzbilimsel olarak iki boyutla gösterilen, bir özdeğin bir evresini öteki evrelerinden ya da başka özdekerden ayıran sınır yüzü.

Kimya'daki anlamı:

1.Maddelerin iki farklı fazı arasında mevcut olan adsorpsiyon, buharlaşma, yüzey gerilim, reaktiflik ve kataliz gibi fizikokimyasal olayların meydana geldiği temas bölgesi. 2.Matematiksel olarak iki boyutla gösterilen fazların değme sınırlarını belirleyen geometrik kavram.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Bağlantılı olan iki boyutlu katmanlı uzay.

Bir F işlevi için, F(x,y,z) = 0 eşitliğini sağlayan (x,y,z) noktalarının (...)de oluşturduğu uzambiçim.

(...)de bir uzambiçimin sınırı.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: yüz]

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Yan yana çatılarak bezemin çeperlerini ortaya çıkaran, üzerlerine kontrplak çakılmış değişik boydaki çerçevelerden oluşan parçalar.

Geomteri'deki kelime anlamı:

İki boyutlu olarak, yayıldığı, genişlediği düşünülen bir uzamdır. Bu boyutlar uzunluk ve genişliktir.

İki boyutlu uzam’a, “Yüzey” denir. Misal : Denizin yüzeyinde yürünmez.

 

Bilimsel terim anlamı:

Matematiksel olarak iki boyutla gösterilen ve evrelerin değme sınırlarını belirlediği varsayılan geometrik kavram.

İngilizce'de Yüzey ne demek? Yüzey ingilizcesi nedir?:

face, surface, flat

Fransızca'da Yüzey ne demek?:

table

Osmanlıca Yüzey ne demek? Yüzey Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

satıh

Yüzey anlamı, tanımı:

Satıh : Görünen bölüm. Yüzey.

Yüzey araştırması : Arkeolojik yerleşimlerin bulunması, belgelenmesi ve bunların herhangi bir kazı işlemine başvurulmadan bilimsel yöntemlerle incelenmesi, toprak üstündeki kalıntılarının elde edilip yorumlanması.

Yüzey bilimi : Yeryüzü engebelerini ve aşınma ile ilgili gelişimleri inceleyen bilim, jeomorfoloji.

Yüzey şekilleri : Engebe.

Silindirsel yüzey : Doğrultman adı verilen düzlem bir eğriye dayanarak ve durağan bir doğruya paralel olarak yer değiştiren bir ana doğrunun çizdiği yüzey.

Yanal yüzey : Bir cisimde tabanların yüzeyleri dışında, yan kenarların yüzeyi.

Yüzey bilimci : Yüzey bilimi ile uğraşan, jeomorfolog.

Yüzeyleşme : Yüzeyleşmek işi.

Yüzeyleşmek : Derine inmemek, derinleşmemek, sathileşmek.

Yüzeysel : Yüzey ile ilgili, sathi. Derine inmeyen, gelişigüzel, ayrıntılı olmayan, sathi.

Uzay : Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.

 

Yaygın : Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan. Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş.

Bölüm : Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.

Yüzey adsorpsiyonu : Bir katının yüzeyinde yabancı türlerin tutulması.

Yüzey aktif madde : Sıvıların yüzey gerilimini veya ara yüzey gerilimini düşüren madde.

Yüzey alanı : Genellikle toz şeklinde olan ve her türlü gözenek v.s. gibi düzensizlikleri içeren katı malzemelerin toplam yüzey alanı. Karbon siyahı gibi yüzey alanı büyük maddelerin fiziksel ve kimyasal olaylardaki aktiflikleri fazladır.

Yüzey bitimi : Yüzey işlemleri sonucunda, bir metal yüzeyin temizlik, düzgünlük ve parlaklık yönünden, bitirilmiş olan son durumu.

Yüzey bitirme : Temizlik, düzgünlük ya da parlaklık yönünden, metal yüzeylere verilecek görüntü için uygulanan son yüzey işlemi.

Yüzey bitirme işlemi : Bir metal yüzeye, öteki işlemlerin sonunda uygulanan bitirme işlemi.

Yüzey bulaşımı : Bir metal yüzeyde oluşan bulaşım.

Yüzey bulaşkanı : Yüzey bulaşımını yapan özdek.

Yüzey buzul taşı : Buzul dilinin üstünde, ortada ya da yanlarda yer alan buzul taş. bk. buzul taş.

Yüzey buzul taşları : Buzulun üstünde taşıdığı buzul taşları.

Yüzey ile ilgili Cümleler

  • Pürüzlülük, bir yüzeyin karakteristik özelliklerinden biridir.
  • İlk kez, 1969 yılında, insan ay yüzeyine dokundu.
  • Triton'un, taş ve buz karışımı olduğu düşünülür. Yüzeyinin sıcaklığı -245 Celsius derecedir ve azot ve metandan oluşan ince bir atmosferi vardır.
  • Onun yüzeysel navigasyon bilgisi var.
  • Europa ve Enceladus'un, yüzeylerinin altında sıvı sudan oluşan bir okyanusa sahip oldukları düşünülmektedir.
  • Bu sadece yüzeysel bir yara.
  • O moda kölelerinin yüzeyselliği ile alay ediyordu.

Diğer dillerde Yüzey anlamı nedir?

İngilizce'de Yüzey ne demek? : adj. surface

n. face, plane, superficies, surface

Fransızca'da Yüzey : surface [la]

Almanca'da Yüzey : n. Fläche

Rusça'da Yüzey : n. поверхность (F), грань (F)

adj. поверхностный