Yıkamak nedir, Yıkamak ne demek
- Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek.
- Çözünmeyen bir çökeltiden ayrılması istenen suda çözünür maddeleri, yıkama yoluyla temizlemek

"Yıkamak" ile ilgili cümle
- "Kazı yıkayıp temizlemişler, sonra da parçalayıp tencereye koymuşlar." - Ç. Altan
Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:
Fotoğraf plaklarını belirtici yıkmadan sonra suyla temizlemek.
İngilizce'de Yıkamak ne demek? Yıkamak ingilizcesi nedir?:
wash
Yıkamak anlamı, tanımı:
Yıkama : Yıkamak işi. Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme. Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılmış olan temizleme.
Beyin yıkamak : İnsanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne yabancılaştırmak, başka yönde düşünür ve davranır duruma getirmek amacıyla çeşitli yollarla etkilemek.
Bezini yıkamak : Çok emek sarf etmek. bebeklerin altına bağlanan bezi temizlemek.
El yıkamak : İlgisini kesmek.
Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.
Temizlemek : Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak. Öldürmek, yok etmek. Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek. Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak. Arıtmak. Bitirmek, tüketmek.
Çözünme : Çözünmek işi. Bir sıvı ile karışan katı, sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin bu sıvı içinde homojen bir bütün oluşturacak biçimde karışması.
Çökelti : Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.
Ayrılma : Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi. Ayrılmak işi.
Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül. Para, mal vb. ile ilgili şey. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Bir cismi oluşturan öge, öz.
Yıkamak ile ilgili Cümleler
- Saçımı yıkamak istiyorum.
- Bulaşıkları yıkamak için Tom'un sırası.
- Ellerimi yıkamak istiyorum.
- Onların işi arabaları yıkamaktır.
- Bulaşık yıkamak istiyordum.
- Ona arabamı yıkamak için bir yüz dolar verdim.
- Bulaşıkları yıkamak zorundayım.
Diğer dillerde Yıkamak anlamı nedir?
İngilizce'de Yıkamak ne demek? : v. bath, bathe, clean down, launder, lave, lustrate, scrub, sluice, splash, wash
Fransızca'da Yıkamak : laver, baigner, blanchir
Almanca'da Yıkamak : v. abschlämmen, abspülen, abwaschen, ausspülen, auswaschen, schwenken, spülen, waschen
Rusça'da Yıkamak : v. стирать, купать, мыть, умывать, обмывать, омывать, вымывать, промывать, драить, выстирать, искупать, обмыть, омыть, вымыть, промыть

Bu kısımda Yıkamak nedir? Yıkamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yıkamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yıkamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.