Yakış nedir, Yakış ne demek

"Yakış" ile ilgili cümle

  • "Emin ol ki her sigara yakışta / Daha duman tüter tütmez ordayım" - B. S. Erdoğan

Yerel Türkçe anlamı:

Yün işlerinde motif.

Yakış anlamı, kısaca tanımı:

Yakışık : Yakışıklı delikanlı. Uygunluk, yaraşma.

Yakışık almamak : Yerinde olmamak, uygun düşmemek.

Yakışıklı : Güzel, gösterişli (erkek).

Yakışıklılık : Yakışıklı olma durumu.

Yakışıksız : Yakışık almayan, uygunsuz, çirkin, münasebetsiz (tavır, hâl vb.).

Yakışıksız kaçmak : Uygun düşmemek, çirkin olmak, münasebetsiz görünmek.

Yakışıksızlık : Yakışık almayan davranış veya durum, uygunsuzluk.

Yakışma : Yakışmak işi.

Yakışmak : Güzel durmak, iyi gitmek, yaraşmak, uygun gelmek. Uygun olmak, iyi karşılanmak, münasip olmak.

Yakıştırma : Yakıştırmak işi.

Yakıştırmaca : Herhangi bir sebeple ortaya atılan, uydurma (söz).

Yakıştırmak : Uygun ve yerinde görmek. Uydurmak. Yakışacak bir duruma getirmek, uygun duruma koymak, yaraştırmak. Bir durum veya niteliği bir kimse için düşünmek, yormak.

Ağzına yakışmamak : Söylemesi ayıp kaçmak, uygun düşmemek, yakışık almamak.

Giydiği yakışırken eller bakışırken : "gençken, güzelken" anlamında kullanılan bir söz.

Güzele ne yakışmaz : "güzel ne giyse yakışır" anlamında kullanılan bir söz.

 

İki çıplak bir hamama yakışır : "iki yoksul kimsenin birbiriyle evlenmesi uygundur" anlamında kullanılan bir söz.

Köşe taşı köşede yakışır : "değerli kimseler, önemli mevkilerde bulunmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Laf yakıştırmak : Konuşma sırasında yerinde söz söylemek, gerekeni ifade etmek.

Yakma : Yakmak işi.

Yakışabilme : Yakışabilmek işi.

Yakışabilmek : Yakışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Yakışaklı : Uygun, yeğ, evlâ.

Yakışır değişme : Birbirini andıran şeylerden bir tanesinin adıyla ötekisi de arılatılmak üzere meydana getirilen anlam değişmesi ki bu bir değişmeden ziyade bir anlam genişlemesidir. Ayak sözünün masa, sandaliye kabilinden şeylerde de kullanılması gibi. Yakışır değişme yukarıdaki örnekle olduğu gibi ya ÖZÜMLEMELİ ( Ch. par assimilation ) veya yavruağzı, camgöbeği gibi KARIŞIMLI ( Ch. par complication ) olur.

Yakıştırabilme : Yakıştırabilmek işi.

Yakıştırabilmek : Yakıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Yakıştırılma : Yakıştırılmak işi. İlgili cümle: "“Döküntü otobüslere halk otobüsü sıfatının yakıştırılması, garip bir seçkincilik anlayışı sonucu olsa gerektir.”" T. Uyar.

 

Yakıştırılmak : Yakıştırma işine konu olmak.

Yakıştırma ad : Bir filmin özgün adı saptanamadığı, hiçbir kaynaktan bulunamadığı ya da kaybolduğu vakit verilen ad. (Özellikle sıralaklamada çok eski filmler için başvurulan bir yöntemdir).

Yakıştırmalı soru : Geçerli yanıt alabilmek amacıyla yanıtlayıcının belli bir durum ve davranışta bulunduğunu varsayan soru.

Yakış ile ilgili Cümleler

  • Yakışıklı bir adam, cehenneme gitmek için iyi bir nedendir.
  • Ali kesinlikle sınıfındaki en yakışıklı çocuktu.
  • Yakışıklı görünüyorsun.
  • Yakışıklı mıyım?
  • Saçlarını bir daha yan tarama, sana yakışmıyor.
  • Yakışıklı adam uzun boyludur.
  • Yakışıklı adam bir Arap mı yoksa Hintli mi?
  • Yakışıklı olduğumu düşünüyor musun?
  • Ali yakışıklı ve kibar bir adamdı.
  • Sen yakışıklı bir adamsın, değil mi?
  • Yakışıklı mıyım yoksa değil miyim?
  • Ali Mary'nin olduğunu söylediği kadar yakışıklı değil.
  • Onun yanında getirdiği çocuk çok yakışıklıydı.
  • O şimdiye kadar gördüğüm en yakışıklı erkeklerden biri.

Diğer dillerde Yakış anlamı nedir?

İngilizce'de Yakış ne demek? : [yakışmak] v. assort, become, befit, behoove, behove, comport, fit, go together, pertain, suit