Yakışıklı nedir, Yakışıklı ne demek

Yakışıklı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Yakışıklı" ile ilgili cümleler

  • "Kumral bıyıkları ve ölçülü yüz hatlarıyla her zamanki kadar yakışıklıydı." - İ. O. Anar

Yakışıklı hakkında bilgiler

Yakışıklı, başrollerini Kemal Sunal ve Ayşegül Uygurer'in paylaştığı 1987 yapımı Türk Filmidir.

Filmde Seksenli yıllarda oldukça meşhur olan Telsizle arkadaş bulma yöntemi sonucu önce arkadaş olan ve sonunda evlenen Selim ve Aliye'nin hikayesi anlatılmaktadır. Selim ve Aliye yeni evlenmelerine rağmen ev bulamamışlar ve sokakta kalmışlardır. Sonunda isyan eden Selim eşi Aliye'yide yanına alarak yeni yapılmış olan bir sitede boş bir daireye girer ve bu evden çıkmayacağını söyler. Ancak sonunda polis tarafından evden çıkarılan çiftin Trajikomik hikayesi anlatılmıştır.

Yakışıklı ile ilgili Cümleler

  • Yakışıklı adam uzun boyludur.
  • Sen yakışıklı bir adamsın, değil mi?
  • Yakışıklı mıyım yoksa değil miyim?
  • Yakışıklı görünüyorsun.
  • Yakışıklı olduğumu düşünüyor musun?
  • Ali yakışıklı ve kibar bir adamdı.
  • Ali Mary'nin olduğunu söylediği kadar yakışıklı değil.
  • Yakışıklı mıyım?
  • Yakışıklı adam bir Arap mı yoksa Hintli mi?
  • Yakışıklı bir adam, cehenneme gitmek için iyi bir nedendir.
  • Onun yanında getirdiği çocuk çok yakışıklıydı.
  • O şimdiye kadar gördüğüm en yakışıklı erkeklerden biri.
  • Ali yirmili yaşlardayken yakışıklıydı.
  • Ali kesinlikle sınıfındaki en yakışıklı çocuktu.
 

Yakışıklı anlamı, tanımı:

Yakışık : Yakışıklı delikanlı. Uygunluk, yaraşma.

Yakış : Yakma işi.

Yakışıklılık : Yakışıklı olma durumu.

Gösterişli : Görkemli. Gösterişi olan.

Başrol : Bir işte önemli, etkili olma durumu. Tiyatro veya sinemada en önemli rol.

Kemal : Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik. Eder, tutar.

Uygur : Doğu Türkistan'da yaşayan Türk soylu halk ve bu halktan olan kimse. Orta Asya'da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş, yazılı anıtlarla sanat eserleri bırakmış olan bir Türk kolu ve bu koldan olan kimse.

Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.

Film : Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Sinemalarda gösterilen eser. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak.

 

Seksen : Sekiz kere on, yetmiş dokuzdan bir artık. Yetmiş dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 80 ve LXXX rakamlarının adı.

Güzel : Güzel kız veya kadın. Görgü kurallarına uygun olan. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. İyi, hoş. Pek iyi, doğru. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Adamakıllı, şiddetli. Güzellik kraliçesi. Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Sakin, hoş (hava). Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran.

Diğer dillerde Yakışıklı anlamı nedir?

İngilizce'de Yakışıklı ne demek? : adj. comely, good looking, handsome, personable, shapely, sightly, smart, well favored, well favoured [Brit.]

n. stunner

Fransızca'da Yakışıklı : beau/belle

Almanca'da Yakışıklı : gut aussehend

Rusça'da Yakışıklı : adj. симпатичный, хороший, смазливый, приличествующий, соответствующий