Yakma nedir, Yakma ne demek

  • Yakmak işi

Yerel Türkçe anlamı:

Şarbon hastalığı, karaçıban.

Dağlama.

Önemli olaylar, acılar, ayrılıklar, seviler üstüne yakılmış türkü, ağıt

ağıt, türkü

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Zehirlenmelerde zehrin saptanması için yapılacak analize uygun alınan örneklerin, ısıya dayanıklı pota gibi malzemeler içerisinde kül fırınında yakılması olayı.

İngilizce'de Yakma ne demek? Yakma ingilizcesi nedir?:

burning

Fransızca'da Yakma ne demek?:

ustion, brûlage

Yakma anlamı, kısaca tanımı:

Yakma resim : Dağlama resim.

Yakmaç : Sıvı yakıtı kolayca yanabilecek taneciklere ayırarak püskürten araç, brülör.

Yakmak : Çok sıcak olmak. Türkü, ağıt vb. düzenlemek, bestelemek. Tedavi etmek amacıyla doku, damar vb. dağlamak. Karartmak. Güçlü sevgi uyandırmak. Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak, mahvetmek. Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek. Yanıyormuş gibi bir etki yapmak. Yanmasını sağlamak veya yanmasına yol açmak, tutuşturmak. Çok üşütmek. Ateşle yok etmek. Kurutmak, zarar vermek. Silahla vurmak. Isı etkisiyle zarar vermek. Işık vermesini sağlamak. Zamanında kullanılmadığından hükmünü yitirmek. Kına, yakı vb.ni koymak, sürmek.

Yakmalık : Ölülerin yakıldığı yer, krematoryum. Yakmaya ayrılmış yakacak.

 

Abayı yakmak : Birine aşırı bir biçimde gönül vermek, tutulmak, âşık olmak.

Ağıt yakmak : Ölen bir kimsenin iyiliklerini, arkada bıraktıklarının acılarını veya büyük felaketlerin acılı etkilerini söz veya ezgi ile dile getirmek.

Biber gibi yakmak : Deri, göz vb.ni çok acıtmak. çok üzmek, dertlendirmek.

Can yakmak : Üzmek, acı vermek. zulmetmek, eziyet etmek. bir kimseyi büyük zarar ve ziyana sokmak.

Canını yakmak : Bir kimseyi, çok sıkıntı ve zarara sokmak. acı verecek bir biçimde cezalandırmak.

Cep yakmak : Çok pahalı olmak.

Ciğerini yakmak : Bir kimseye büyük bir acı çektirmek.

El yakmak : Ateşten yeni çıkmak, taze olmak. çok pahalı olmak.

Elektriği yakmak : Bir yeri aydınlatmak için elektrik enerjisini açıp kullanmak.

Gemileri yakmak : Geri dönüşü olmayan kararlar vermek. verdiği karardan geri dönmesini sağlayacak sebepleri yine kendisi yok etmek.

Gönül yakmak : İnsanı aşırı derecede etkilemek, sarsmak, kendinden geçmesine yol açmak. aşk dolayısıyla iç yangınına tutulmak.

İçini yakmak : Çok üzülmek.

Kıçına kına yakmak : Karşısındaki kişinin uğradığı bir olumsuzluğa aşırı derecede sevinmek.

Kına yakmak : Kınayı su ile karıştırıp bulamaç kıvamına getirerek boyanacak yere sürmek. birinin uğradığı kötü duruma çok sevinmek.

 

Mum yakmak : Kutsal sayılan bir yere giderek adak adadığında mum yakıp koymak.

Ok meydanında buhurdan yakmak : Önemli bir iş için yetersiz imkânlardan yararlanmaya çalışmak. geniş bir yeri yetersiz bir şeyle ısıtmaya çalışmak.

Pire için yorgan yakmak : Pireye kızıp yorgan yakmak.

Pireye kızıp yorgan yakmak : Önemsiz bir durum karşısında kızarak kendisine daha büyük zarar verecek davranışta bulunmak.

Türkü yakmak : Türkü sözünü bestelemek.

Yağ yakmak : Dalkavukluk etmek. tavada yağı çok ısıtmak.

Yakı yakmak : Yakı yapıştırmak.

Yeşil ışık yakmak : Uygun olabileceğini, izin verilebileceğini belli etmek.

Yakma alın kaynağı : Yakma alın kaynağı yapma işlemi ile oluşturulmuş alın kaynağı.

Yakma alın kaynağı yapma : Özel bir tür direnç kaynağı yapma işlemi.

Yakma deliliği : Özellikle kimi yapıları ateşe verme konusunda duyulan, önlenemeyen zorunlu istek.

Yakma fırını : Bir maddenin uçucu kısmını çıkarmak üzere, yüksek sıcaklıkta ısıtıldığı fırın. Filiz veya metalurjik ürünlerin kalsine edildiği fırın.

Yakma kayıkcığı : Organik bileşiklerin bir tüpte yakılması için kullanılan refrakter(ateşe dayanıklı) malzemeden küçük bir kap.

Yakma tüpü : Yüksek sıcaklıklara dayanıklı, geniş cam, silika veya porselen tüp.

Yakma-borusu yöntemleri : Analitten diğer kimyasal maddeleri uzaklaştırmak için kullanılan kapalı-boru yöntemlerinden biri.

Yakmaca : Şarbon hastalığı, karaçıban.

Yakma ile ilgili Cümleler

  • Kurunun yanında yaşı da yakmamalısın.
  • O, büroyu yakmaya çalışırken yakalandı.
  • Ali Mary'nin evini yakmakla tehdit etti.
  • Bu evrakları yakmamızı istediğinden emin misin?
  • O, soğuk olmasına rağmen ateşi yakmadı.
  • Tom'un yakmak için bol parası vardı.
  • Yakmamı istediğin bir şey var mı?
  • Tom'un ateş yakmaya çalıştığını gördün mü?

Diğer dillerde Yakma anlamı nedir?

İngilizce'de Yakma ne demek? : n. cauterization, cautery, firing, incineration, lighting, sting

Fransızca'da Yakma : allumage [le], brûlage [le]

Almanca'da Yakma : n. Ätzung, Einäscherung, Feuerung

Rusça'da Yakma : n. сжигание (N), сожжение (N), разжигание (N), розжиг (M), растопка (F), затопление (N), растапливание (N), прожигание (N)