"Yalancı" ile ilgili cümleler

  • "Fakat ben bu yalancı neşeye inanıyordum." - R. N. Güntekin
 

Yerel Türkçe anlamı:

Kaburga dolması.

Asma yaprağıyla yapılmış olan zeytinyağlı dolma

Bakınız: yalancı dolma

Almanca'da Yalancı ne demek?:

pseudo

Yalancı hakkında bilgiler

Yalancı. Kelime anlamı: verdiği sözleri tutmayan, kendi söylediğini kendi duymayan. Yalan konuşmayı meslek haline getirmiş kişi.

Yalancı ile ilgili Cümleler

  • O, onun saçını, tebessümünü, gözlerini seviyor mu? Erkek, o iyi bir yalancı.
  • Neden onun yalancı olduğunu söylüyorsun?
  • Bana yalancı denilmesinden bıktım.
  • "Kedimi gördün mü?" "Hayır." "Yalancı, hala çiğniyorsun!"
  • Yalancı olduğumu mu söylüyorsun?
  • Yalancı!
  • Yalancılardan nefret ederim.
  • Yalancı ve yavşaklarla anca yalancı ve yavşaklar konuşur, değil mi?
  • Tom, sen bir yalancısın.
  • Onun yalancıdan başka bir şey olmadığı ortaya çıktı.
  • O tam bir yalancıydı.
  • Yalancı olduğunu kabul etmelisin.
  • Yalancılara katlanamam.
  • Yalancılar iyi bir hafızaya sahip olmalıdırlar.

Yalancı tanımı, anlamı:

Yalan : Yalancı kimse. Uydurma. Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır.

Yalancı çıkarmak : Birinin yalan söylediğini ortaya koymak veya yalan söylememesini sağlamak.

Yalancı çıkmak : Sözünü yerine getirememek. bilmeyerek yalan söylemiş bulunmak. yalan söylediği anlaşılmak.

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar : "söylenen söz yalansa durum çok geçmeden anlaşılır" anlamında kullanılan bir söz.

Yalancısı olmak : Doğruluğu bilinmeyen bir bilgiyi başkasından duyup iletmek.

Yalancı akasya : Akasya.

Yalancı ayak : Bir hücreli hayvanlarda hareket ve beslenmeye yarayan protoplazma uzantısı.

Yalancı biber : Akdeniz ülkelerinde süs ağacı olarak yetiştirilen, 5-10 metre yüksekliğinde, kışın yaprak dökmeyen bir ağaççık (Schimus mollis).

Yalancı cep : Ceket, yelek vb.nde cebin olması gereken yerde bulunan dikili kapak.

Yalancı dolma : Biber, patlıcan, asma yaprağı gibi sebzelerle yapılan, kıymasız, zeytinyağlı dolma.

Yalancı dünya : Yalan dünya.

Yalancı gebelik : Kadının gebe olmamasına karşın gebelik belirtilerini duyumsaması.

Yalancı ilaç : Hastanın ilaç olarak kabul etmesi için görünüşü tıpatıp ilaca benzetilerek içinde etken madde olmadan hazırlanan, hastayı ruhsal açıdan rahatlatma amacıyla kullanılan bir ürün.

Yalancı meyve : Meyve görünümünde yapılmış süs eşyası.

Yalancı öd ağacı : Kalembek.

Yalancı pehlivan : Yapamayacağı bir işi yapabilecekmiş gibi görünen kimse.

Yalancı safran : Birleşikgillerden, çiçekleri safrana benzeyen bir bitki, papağanyemi, aspur (Carthamus tinctorius).

Yalancı şahit : Yalancı tanık.

Yalancı şöhret : Birdenbire ün kazanmış kimse.

Yalancı tanık : Bilgisine başvurulduğunda doğruyu söylemeyen kişi, yalancı şahit.

Yalancı taş : Değerli taşların camdan yapılmış taklidi.

Yalancıktan : Yalandan.

Yalancılık : Yalancı olma durumu, yalan söyleme huyu. Yalan söz söyleme.

Yalancının evi yanmış kimse inanmamış : "yalan söylemeyi huy edinen kimsenin sözlerine, gerçeği söylediği zaman bile inanılmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Ardıcın közü olmaz yalancının sözü olmaz : "ardıç ağacının ateşi çabuk geçer, kül olur; yalancının sözü de böyledir, ona da güvenilmez" anlamında kullanılan bir söz.

Söyleme : Söylemek işi.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Gerçek : Doğruluk. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yalan olmayan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Temel, başlıca, asıl. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Yapay olmayan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Gerçeklik.

Benzeti : Benzetme.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Tutma : Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj. Tutmak işi.

Duyma : Duymak işi.

Yalancı aleller : (Yun. pseudes: yalancı; allelon: bir diğeri) Birbirine çok sıkı bağlanan ve tek bir gen gibi taşınmakla beraber krosingover çalışmaları ile birbirinden ayrılabildikleri belirlenen aleller.

Yalancı anemi : Kan plazma miktarının artışı sonucu alyuvar sayısı ve hemoglobin miktarının azalması, psödoanemi.

Yalancı aromatikler : Heptalen gibi aromatik kararlılığı olmayan çok halkalı hidrokarbonları sınıflandırmak için kullanılan terim.

Yalancı asalak : Gerçekte asalak olmayıp asalak sanılan bitkisel ya da hayvansal parçacık veya ortakçı canlı.

Yalancı asalaklık : Asalak değilken asalak sanılma durumu. (botanik)

Yalancı az dişlilik : Embriyonel dönemde normal olarak gelişen kimi dişlerin alveoler kemik içinde gömülü kalması ve diş sayısında görünüşte bir azalma olması, psödooligodonti.

Yalancı bağırganlar : Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ses kasları eşit dizililer (Diacromydi) alt takımından, lir kuşugiller (Menuridae) familyasını içine alan bir üst familya. (Subclamatores), (Lat. sub = altında, Lat. clamator = bağırgan kuş), Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves). sınıfının ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının ses-kasları-gelişigüzel-dizililer (Anisomyodi) takımına giren tek üst-familyası. Geniş-gagalıgiller (Eurylaemidae) olmak üzere tek familyası vardır.

Yalancı biçme : Tabanları aynı sayıda kıyı içeren ve öteki yüzleri birer yamuk ya da koşutkıyılı olan biçmemsi.

Yalancı birinci dereceden tepkime : Çıkış maddelerinden biri dışında, diğerlerinin derişimini oldukça fazla alarak, tepkime hızının yalnızca az olanın derişimine bağlı hale getirildiği ve bu şekilde tepkimenin hızının birinci dereceden olmasının sağlandığı bir tepkime.

Yalancı bombaj : Normal konserve kutusunun, düz bir yüzeye kutuda herhangi bir hasar meydana gelmeyecek biçimde dik olarak düşürüldüğünde bir tarafının şişmesi veya bir tarafı şişkin konserve kutusunun şişkin tarafına elle bastırıldığında şişkinliğin inerek kutunun normal hale gelmesi.

Diğer dillerde Yalancı anlamı nedir?

İngilizce'de Yalancı ne demek? : adj. deceitful, mendacious, quack, twisty, untruthful

n. fabricator, fabulist, fibber, liar, prevaricator, sham, simulator, taleteller, twister

pref. pseudo

Fransızca'da Yalancı : feint/e

Almanca'da Yalancı : n. Lügenmaul

adj. lügenhaft, lügnerisch, verlogen

Rusça'da Yalancı : n. лгун (M), лжец (M), обманщик (M), выдумщик (M), притворщик (M), враль (M), врун {разг.} (M)

 

Yalancı ile ilgili Resimler

Yalancı ile ilgili resimler
Yalancı ile ilgili resimler
Yalancı ile ilgili resimler
Yalancı ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Yalancı nedir? Yalancı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yalancı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yalancı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Elektron yakalama: Her nasıl ki yıldırımın oluşmasına mani olamıyorsak, onun toprağa akması için onu engellememeli, binalara ve eşyalara zarar vermeyece...
  • Elektron yakalama: yıldırım elektronları toprağa boşalmadan önce yakalanabilir mi?...
  • Pafta: pafta numarasındaki i harfinin anlamı nedir örn.24i gibi...
  • Geri kazanım: Çok teşekkürler geri kazanım atık toplama ve atık yağ toplama ile ilgili güzel bir yazı olmuş....
  • Hallaçlık: hallacı nasıl bulabilirim mersindeyim...