Yamaç paraşütü nedir, Yamaç paraşütü ne demek

Yamaç paraşütü; bir spor terimidir.

  • Rüzgârın yardımıyla yüksek tepe veya yar başlarından boşluğa uçurulmak üzere yapılmış olan paraşüt, parapent.
  • Bu paraşüt ile yapılmış olan spor türü

Yamaç paraşütü hakkında bilgiler

Yamaç paraşütü, hava sporlarıyla ilgilenen birkaç kişi tarafından 1980'li yılların başlarında bulunan, serbest paraşütlerle yamaçlardan koşarak kalkmaya olanak sağlayan bir ekstrem spor türü. Sivil havacılık mevzuatlarına göre çok hafif hava aracı (ÇHHA) sınıfına girer.

Yamaç paraşütü, çok hafif hava araçları içerisinde en hafifidir. Kolay taşınabilir olması sayesinde, yolu olmayan tepelerden kalkış yapılabilir. Özel kalkış-iniş pisti gerektirmez. Doğal kaldırıcı kuvvetleri kullanarak saatlerce havada kalabilir, bulutlara kadar yükselebilir ve kilometrelerce mesafeler kat edebilir. Dünyada en yaygın ve hızlı gelişen havacılık sporudur.

Paraşütün sırt çantasına sığacak kadar küçülebilmesi ve ağırlığının az olması nedeniyle bazı dağcılar tarafından dağların zirvelerinden inmek için de kullanılır.

Yamaç paraşütünü, belirli sağlık koşullarına uyan hemen herkes yapabilir. Birçok kulüp, dernek, kurs vb. kuruluşlar bu sporun eğitimini vermektedir. Türkiye'de bu sporun eğitimini veren yaklaşık 40 civarında da üniversite kulübü bulunmaktadır.

 

Yamaç paraşütü ile ilgili Cümleler

  • Yamaç paraşütü bir ağaca indi.
  • Ali yamaç paraşütü yapmaya çalışmanın eğlenceli olacağına karar verdi.

Yamaç paraşütü anlamı, tanımı:

Tepe : Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Birinin yanı başı, baş ucu. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. Bir şeyin en üstteki bölümü. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi.

Paraşüt : Hava taşıtından veya yüksek bir yerden atılan bir cismin veya atlayan bir insanın kontrollü biçimde yere inmesini sağlayan araç.

Spor : Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi. Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Kullanışı rahat, kolay olan. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı.

Yamaç : Ön, yan, yakın. Dağın veya tepenin herhangi bir yanı.

 

Para : Kazanç. Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Bağış, iane. Etki. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri.

Uçurulmak : Uçurma işi yapılmak.

Hava : Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Keyif, âlem. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Çevreyi kuşatan boşluk. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Tarz, üslup. Esinti. Müzik parçalarında tür. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Çekicilik.

Kişi : Erkek. Eş, koca. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.

Taraf : Yöre, yer. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yön, yan, doğrultu. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Kalkma : Kalkmak işi.

Olanak : İmkân.