Yangaz nedir, Yangaz ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: yankaz].

[Bakınız: yangaza].

Dertli.

Eğri.

Takılmayı seven, güldürücü.

Düzenci, yalancı.

Haylaz, yaramaz.

Yangaz anlamı, tanımı

Yangaza : Takılmayı seven, güldürücü

Güldürücü : Gülmeyi sağlayan, gülmeye yol açan, komik.

Takılma : Takılmak işi.

Yalancı : Yalan söylemeyi huy edinmiş olan kimse. Gerçek olmayan, gerçeğe benzetilmiş.

Güldürü : Güldürme özelliği olan şey. İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri, komedi, fars.

Yaramaz : Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan. Çapkın. Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı.

Düzenci : Düzen, hile yapan, hileci, oyunbaz, düzenbaz, entrikacı, dessas.

Yarama : Yaramak işi.

Güldür : Küçük yayık (çocuklar için). Maşrapa, su bardağı.

Haylaz : Hoşa gitmeyen davranışlarda bulunan (kimse), hayta. Çalışma gücü varken çalışmayan, aylaklık eden, yaramaz.

Dertli : Derdi olan.

Yankaz : Düzenci, yalancı. Haylaz, yaramaz. Şaka.

Seven : Tarla ve bağların çevresine çit yapmak için çakılan kazıklar. Tarla ya da bahçe çevresine 3-5 metre aralıklarla dikilen ağaçlar. Sevgi duyan, sevgi dolu kimse, tutkun, âşık.

Takıl : 1.Buğday. 2.Tahıl ölçeği. 1.Çeyiz. 2.Bohça. 3.eşya. 4.İç giysisi.

 

Hayla : Şimdiye dek: Hüseyin bu vakit oldu hayla gelmedi. Hem de :-Ahmet'i gördün mü?-Evet hayla konuştuk. Gerçekten:-Bu gölde balık bulamazsın.-Hayla da öyle galiba. Nasıl: Bu iş hayla oldu. Çok. Evvel, önce: Koşuda hayladan gelene mükâfat verirler. Nasıl?.

Yalan : Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır. Yalancı kimse. Uydurma.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Düze : Doz.

Eğri : Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.

Diğer dillerde Yandışı atışı anlamı nedir?

İngilizce'de Yandışı atışı ne demek ? : throw-in