Yapış nedir, Yapış ne demek

  • Yapma işi

"Yapış" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ne var ki tıpkı temizlik yapışı gibi bu hareketi de tutarlılıktan yoksundu." - E. Şafak

Yapış kısaca anlamı, tanımı:

Yapış yapış : Yapışkan bir madde ile bulanmış. Nemli, rutubetli (hava). Yapışmış.

Yapışıcı sap : Duvarlara, ağaçlara yapışarak yükselen sap türü.

Yapışık : Fizyolojik yönden birbirlerine bağlı olarak doğan. Bir yere yapışmış olan. Sürekli bir arada bulunan. Dokunan, değen.

Yapışık çeneliler : Çengel çeneliler.

Yapışıklık : Yapışık olma durumu.

Yapışkan : Yapışma özelliği olan. Yapıştırıcı. Gitmek bilmeyen.

Yapışkan balığı : Başındaki yapışkan bölümle, çeşitli cisimlere tutunarak yaşayan, yaklaşık 1 metre uzunluğunda bir tür balık (Echeneis naucrafes).

Yapışkan otu : Isırgangillerden, duvarlar üzerinde gelişen, yaprakları yapışkan bir bitki (Parietria).

Yapışkanlık : Bir sıvı veya gaz kütlesinin, içinde bulunan cismin hareketini engelleme özelliği. Yapışkan olma durumu.

Yapışma : Yapışmak işi. Boyanın uygulandığı yüzeye tamamen kuruduktan sonraki tutunma derecesi.

Yapışmak : Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek.

 

Yapıştırıcı : Yapıştırma özelliği olan, yapıştırmaya yarayan nesne, yapışkan. Filmlerin yapıştırılması işinde kullanılan cihaz.

Yapıştırılma : Yapıştırılmak işi.

Yapıştırılmak : Yapıştırma işi yapılmak.

Yapıştırma : Yapıştırarak yapılan. Gelinlerin yüzüne yapıştırılarak yapılmış olan süs. Yapıştırmak işi.

Yapıştırmak : Yapışmasını sağlamak. Gecikmeden karşılık vermek veya gerekeni yapmak. Yaklaştırmak, birbirine dayamak. Tokat atmak. Hızlı bir biçimde yazmak.

Bal mumu yapıştırmak : Söz, davranış vb.nin unutulmaması için bir işaret koyup dikkati çekmek.

Derisi kemiklerine yapışmak : Çok zayıflamak.

Dili damağına yapışmak : Çok susamak.

Ensesine yapışmak : Yakalayıp sıkıştırmak.

Eteğine yapışmak : Birinin koruyuculuğu altına girmek.

Eti kemiğine yapışmak : Çok zayıflamak.

Kene gibi yapışmak : İstenmediği hâlde birinin peşini bırakmamak, yakasını bırakmamak.

Kenet gibi yapışmak : Çok yakın dost olmak, sıkı fıkı olmak.

 

Mum yapıştırmak : Bir şeyi kırmızı mumla mühürlemek. önemli bir şeyi unutmayıp akılda tutmak.

Sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz : "çiftçilik yapan veya çalışan aç kalmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Yaftayı yapıştırmak : Yanlış biçimde değerlendirip tanıtmak.

Yüzünü duvara yapıştırmak : İlgiyi kesmek.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık, sahici karşıtı.

Yapışabilme : Yapışabilmek işi.

Yapışabilmek : Yapışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Yapışacak : Sap, kulp, bir şeyin elle tutulacak yeri.

Yapışak : Yapışkan bir çeşit ot. Yapışkan özelliği olan nesne. mec. Arsız, sırnaşık kimse. Bir çeşit yapışkan ot. Yapışıcı (nesne). Bir bitkinin dikeni, tohumu. Arsız, sırnaşık kişi. Dağ tepelerine yapışmış gibi duran beyaz bulutlar. Utanmaz. Yapışkan. Yapışkan.

Yapışakot : Bir çeşit yapışkan ot

Yapışdırmak : Yapıştırmak; birleştirmek. || yapışdurmak || yapuşdurmak

Yapışık ikizlik :

Yapışık taş : (coğrafya)

Yapışıkçeneliler : (zooloji)

Yapışıklık ilkesi : (Lewin) Bir olayın başka bir olayı canlandırmasının nedenini bunların yapışık ya da bitişik olaylar olmasına bağlayan görüş.

Yapış ile ilgili Cümleler

  • O pulu mektuba yapıştırdı.
  • Bu etiketleri kavanozlara yapıştır.
  • Onu vikipediden kopyalayıp yapıştırdım.
  • Yapışık gibi görünmüyor.
  • Dolabın üstüne bir resim yapıştırıyorum.
  • Onları nereye yapıştırdın?
  • Bu bant yapışkan değil
  • Zarfın üzerine pul yapıştırmayı unutma.
  • Yapıştırıcıya ihtiyacım var.
  • Yapıştırıcı ile iki kağıt yaprağını birbirine yapıştırdım.

Diğer dillerde Yapış anlamı nedir?

İngilizce'de Yapış ne demek? : [yapışmak] v. adhere, cleave, clench, clinch, cling, clutch, cohere, conglutinate, fasten on, glue, seize, stick

Rusça'da Yapış : n. деланность (F), притворство (N)