Yapay nedir, Yapay ne demek

Yapay; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Yapay" ile ilgili cümle örnekleri

  • "En yapay, en saçma sorunları bile güncelleştirip kitleye mal etmekte üstüne yoktu." - T. Yücel
  • "Yapay gübre."

Kimya'daki anlamı:

Doğadaki örneklerine benzer şekilde insan tarafından üretilmiş veya yapılmış olan.

Bilimsel terim anlamı:

Doğadaki benzerleri örneksenerek insanlarca yapılmış, üretilmiş olan.

[Bakınız: bireşimli]

Doğadaki örneklerine benzetilerek insanlarca yapılan, oluşturulanın (özdek, ürün, yapım, ortam, koşul ve benzeri) niteliği,

genel uygulayım:

İngilizce'de Yapay ne demek? Yapay ingilizcesi nedir?:

artificial, synthetic

Osmanlıca Yapay ne demek? Yapay Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

sun'î

Yapay tanımı, anlamı:

Yapay böbrek : Sonradan takılan böbrek, suni böbrek.

Yapay dil : Değişik diller konuşan kişiler arasında anlaşma sağlamak amacıyla doğal dillerdeki ögelerden yararlanılarak oluşturulan dil.

Yapay dölleme : Suni dölleme.

Yapay döllenme : Suni döllenme.

Yapay ipek : Sonradan elde edilmiş ipek, suni ipek.

Yapay kalp : Sonradan takılan kalp, suni kalp.

Yapay solunum : Nefes alamama durumlarında göğse bastırılarak ağızdan ağıza yapılmış olan solunum, suni solunum, suni teneffüs. Normal solunumun yeterli olmadığı durumlarda takviye amacıyla alet yardımıyla yaptırılan solunum, suni solunum, suni teneffüs.

 

Yapayalnız : Yanında kimse veya hiçbir şey bulunmayarak. Yanında kimse veya hiçbir şey bulunmayan (kimse).

Yapaylaşma : Yapaylaşmak durumu.

Yapaylaşmak : Yapay duruma gelmek.

Yapaylaştırma : Yapaylaştırmak işi.

Yapaylaştırmak : Yapay duruma getirmek.

Yapaylık : Yapay olma durumu, sunilik.

Örnek : Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal. En iyi biçimde olan. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model.

Benzeti : Benzetme.

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

 

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık, sahici karşıtı.

Suni : Yapmacık. Yapay.

Doğal : Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Doğada olan, doğada bulunan. Yapmacık olmayan. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Katıksız, saf.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Yapmacık : İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike.

Yapay ahenk : Özel bir penalama yöntemiyle elde edilebilen oldukça tiz sesli ahenk.

Yapay anlayış : Algoritma biçiminde tanımlanamayan, buluşsal yöntemlerle özdevimli öğrenme yöntemlerinden yararlanan ve doğal dil anlama, söz çözümleme, örüntü tanıma gibi algısal ya da bilişsel süreçlerle ilgili bilgisayarlı modeller geliştiren araştırma alanı. Yapay anlak deyimi de kullanılabilir.

Yapay bağışıklık : Aşılanma veya bir başka bireyden alınan antikorların uygulanmasıyla oluşan bağışıklık.

Yapay besleme : Suni besleme.

Yapay bilmece : Bir bilmecenin diğer bir bilmeceyle karıştırılması sonucunda geleneksel yapısı bozulduğu gibi ilk çözüm biçimi de değişen bilmece, bk. gerçek bilmece.

Yapay büküm : Düşünce ve duyguyu dilin gerektirdiği bükümü bozarak, uydurma bir gelenekle söz söyleme sanatı.

Yapay düzey : Kalabalık sahnelerde, gerideki oyuncuların da seyirci tarafından görülmelerini sağlayan yükselti.

Yapay evren : Gerçekte var olmayan, belli bir özellikteki olguların yinelenrnesiyle yaratılan istatistiksel evren.

Yapay fiyat : Yapay piyasada oluşan mal veya hizmetin birim fiyatı. Sunum veya istemi etkileyecek büyüklükteki birkaç piyasa oyuncusunun, herhangi bir mal veya taşınır değerin gerçek piyasa değerini yansıtmayacak biçimde sürekli olarak mevcut alım emrine göre daha yüksek veya mevcut satım emrine göre daha düşük fiyatlardan alım-satım emri vererek etkileyebildikleri gelecekteki fiyat. krş. piyasa yönlendirilmesi

Yapay ışık uygulaması : Işıkla üremenin kontrolü.

Yapay ile ilgili Cümleler

  • Ne yapayım?
  • Sana biraz tavuk çorbası yapayım.
  • O, odada yapayalnızdı.
  • Yapay zeka, doğal aptallığı yenemez.
  • Yapay uydu yörüngesine fırlatıldı.
  • Fare küçük ve yapayalnız.
  • Yapay dünya uydularının fırlatılmasına yaygın olarak uzayın bir keşfi gözüyle bakılmaktadır.
  • Yapayalnız olmayı sevmiyorum.
  • Bir öneri yapayım.
  • Hayatımda ilk kez kendimi, bilmediğim bir şehirde yapayalnız halde buldum.
  • İlk uzay istasyonu yapay bir yer çekimi oluşturmak için yatay eksende dönüyordu.
  • Yapay ışık elektrikle üretilir.
  • Yapay göl sıcak havada kurudu.
  • Yapayalnız hissediyorum.

Diğer dillerde Yapay anlamı nedir?

İngilizce'de Yapay ne demek? : adj. artificial, ersatz, factitious, spurious, synthetic, synthetical, unnatural

n. imitation

Fransızca'da Yapay : artificiel/le, synthétique

Almanca'da Yapay : adj. künstlich

Rusça'da Yapay : adj. искусственный, синтетический