Yarı kolloit nedir, Yarı kolloit ne demek

Yarı kolloit; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

250Å 'a kadar zincir uzunluğuna sahip ve 20-100 molekülün polimerleşmesinden oluşan bir kolloidal tanecik.

Yarı kolloit anlamı, tanımı

Kollo : Kuyruksuz köpek

Kolloit : Yarı geçirgen zarlardan kolayca geçemeyen yüksek molekül ağırlıklı büyük moleküller. Çözücü sıvıda küçük tanecikler durumunda dağılmış madde. Tiroit folikülünde bulunan jel benzeri madde, tiroit kolloit. Jelatine benzer, tutkalımsı. Tutkal kıvamında madde. Tiroit bezi foliküllerini dolduran jel kıvamındaki madde; tiroit bezi salgısı. Partikül büyüklüğü nanometreyle mikrometre arasında olan, sıvı içinde dağılmış, zamk veya jelatin niteliğinde mikroskobik parçacıklar.

Yarı : Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf. Gereğinden az, tam olmayarak. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan. Devre arası.

Kolloidal tanecik : Tanecik büyüklüğünün 1-1000 nm arasında olduğu mikroheterojen sistemler içindeki tanecik. Örnekler; aerosoller, mürekkepler, çimento, boyalar, köpükler vb.

Polimerleşme : Polimerleşmek işi.

Kolloidal : Kolloit durum gösteren, kolloit niteliğinde. Kolloit veya jelatin tabiatında veya yapısında olan.

Polimer : Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı (birleşikler).

 

Tanecik : Küçük tane. Çok küçük boyutlu madde, cisim.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Uzunlu : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Boğazlıyan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Poli : Çok, fazla. Bütün alt birimleri sitozin olan homopolimer. Bütün alt birimleri timin olan homopolimer. Bütün alt birimleri urasil olan homopolimer.

Sahi : Gerçekten, gerçek olarak.

Mole : Ben. Muğla ili.

Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.

 

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

Tane : Herhangi bir sayıda olan şey, adet. Çekirdekli küçük meyve. Bazı bitkilerin tohumu.

Diğer dillerde Yarı kolloit anlamı nedir?

İngilizce'de Yarı kolloit ne demek ? : hemicolloid