Yaraş nedir, Yaraş ne demek

Yaraş; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Yaraş" ile ilgili cümleler

  • "Öbürü ne kadar çekingen ve sessiz ise bu o kadar yaraş ve konuşkan, tam manasıyla bir İstanbul kadını." - Y. K. Karaosmanoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Parasız ya da az ücretle şunun bunun işini gören.

Dalkavuk.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Tokat ili, İğdir nahiyesine bağlı bir bölge. Yozgat kenti, Yenipazar bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Giresun kenti, Tirebolu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Muğla ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yaraş ile ilgili Cümleler

  • Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük; bu kupkuru yerde zulümden gayri ne gördük; bu ırmakta ne ölmek var bize ne gam var ne dert ne keder; bu ırmak alabildiğine yaşamaktan iyilikten çömertlikten ibaret; durma çabuk ol gelemem deme; ne evet demek yaraşır sana, ne hayır; senin şanına sade gelmek yaraşır dostum.
  • Böyle konuşmak sana yaraşmıyor.
  • Tom'un cesedini gömdüler ve ona yaraşır bir cenaze merasimi düzenlediler.

Yaraş tanımı, anlamı:

Yaraşık : Yaraşma, uyma, uygunluk.

Yaraşık almak : Yaraşmak.

Yaraşıklı : Yaraşan, uygun, yakışır.

Yaraşıksız : Yaraşık olmayan, yaraşmayan, yakışmayan.

 

Yaraşır : Layık, uygun.

Yaraşma : Yaraşmak işi.

Yaraşmak : Yatkın olmak. Yakışmak, uymak.

Yaraştırma : Yaraştırmak işi, tensip.

Yaraştırmak : Uygun görmek, yakıştırmak, tensip etmek.

Erkek koyun kasap dükkanına yaraşır : "miskin erkek, yaşamaya layık değildir" anlamında kullanılan bir söz.

Et ne kadar arık olsa üstüne ekmek yaraşır : "bilgili ve görgülü kişi, iş başında ve zengin olmasa da bilgisiz ve görgüsüz kişilerin üstünde yer alır" anlamında kullanılan bir söz.

Faydasız baş mezara yaraşır : "yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur" anlamında kullanılan bir söz.

Girişken : Kendi kendine iş, uğraş yaratabilen, bir işe çekinmeden girebilen, başkalarıyla kolayca ilişki kurabilen, girişkin.

Yaraşdurmak : Yakıştırmak.

Yaraşdurubilmek : Münasip düşürmek.

Yaraşıh : Yakışık.

Yaraşıhsız : Yakışıksız.

Yaraşık olmak : Yaraşmak, yakışmak.

Yaraşıklık : Lâyıklık, muvafıklık, uygunluk.

Yaraşıklık vermek : Yakışır, yaraşır, güzel bir şekil vermek.

Yaraşıksızlık : Yakışıksızlık, uygunsuzluk, münasebetsizlik.

Yaraşlı : Yararlı. Konya şehri, Kulu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehrinde, Salihli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Ordu ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Yaraşlıyürük : Zonguldak şehri, Ereğli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.