Yaramak nedir, Yaramak ne demek

"Yaramak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sertleşmeyi bilmeyen bir iyilik, iyilik olmakta ısrar eden bir iyilik neye yarar?" - C. Meriç
  • "Seçim barajı bazı partilere yaradı."

Yerel Türkçe anlamı:

Zamanı, sırası gelmek (koyun kırkma, tarla sürme, ekme ve benzeri için).

Diğer sözlük anlamları:

Hak kazanmak.

Uygun düşmek, elverişli olmak, caiz olmak.

Mümkün olmak, imkân elvermek.

Uğurlu gelmek.

Yakışmak, lâyık olmak.

Yaramak anlamı, tanımı:

Yaramamak : Gereksiz olmak, boşuna yapılmış olmak.

Yarasın : "afiyet olsun" anlamında kullanılan bir söz.

Yarama : Yaramak işi.

Eme yaramak : İşe yaramak, yararlı olmak.

İşe yaramak : Elverişli olmak.

Yararlı : Yarar sağlayan, yararı olan, yarayışlı, faydalı, nafi, avantajlı.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Sağlamak : Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek.

Uygun : Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı.

 

Sağlık : Sağ, canlı, diri olma durumu. Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet.

Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

Gelme : Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmiş olan. Gelmek işi.

Bakımından : -e göre. Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından.

Elverişli : İşe yarayan, ergonomik. Uygun, müsait.

Olmak : Sürdürmek, yürütmek. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Geçmek, tamamlanmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Sarhoş olmak. Yol açmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Uymak, tam gelmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek.

 

İşine gelmek : Çıkarına, amacına, düşüncesine uygun olmak.

Gelmek : Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Katılmak, eklenmek. İsabet etmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Dayanmak, tahammül etmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Kazanılmak, sağlanılmak. Düşmek, rast gelmek. Getirmek. Ulaşmak, varmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Kadar olmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Belli bir zamana ulaşmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Türemek. Belli bir süre dolmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İzlemek, takip etmek. Çıkmak, yönelmek. Görünmek, sanılmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Başlamak, ortaya çıkmak. Olmak, -e uğramak. Uymak. Biriyle birlikte gitmek. Sonuç çıkmak. Akmak. Uygun düşmek. Mal olmak. Ortaya çıkmak, doğmak.

Diğer dillerde Yaramak anlamı nedir?

İngilizce'de Yaramak ne demek? : v. agree, agree with, avail, benefit, correspond, do for, lend itself to, profit, serve, be of service to, suit

Fransızca'da Yaramak : servir

Almanca'da Yaramak : v. bekommen, eignen: sich eignen, kommen: zustatten kommen

Rusça'da Yaramak : v. годиться, служить, благоприятствовать