Yaratıcı nedir, Yaratıcı ne demek

Yaratıcı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Yaratma yeteneği olan, kreatif
  • Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak görülmeyen yeni bir şey ortaya koyan, yapan, kreatif.

"Yaratıcı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Gazi yaratıcı bir enerji kaynağı..." - F. R. Atay

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: oluşturucu]

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir filmin, konusundan kurgusuna kadar bütün yaratıcı çalışmalarından sorumlu bulunan, filme kendi deyişini, kişiliğini veren, damgasını vuran sinema sanatçısı.

İngilizce'de Yaratıcı ne demek? Yaratıcı ingilizcesi nedir?:

author of film

Yaratıcı hakkında bilgiler

Yaratıcı Tanrı ya da Yaratıcı, dünyanın kuruluşundan sorumlu bir tanrı olduğuna ima eder. Monoteist olarak tek bir tanrı olabileceği gibi, aynı zamanda birden fazla tanrı da olabilir.

Yaratıcı ile ilgili Cümleler

  • Yaratıcı olalım.
  • Çoğu insan yaratıcı olmayı sever.
  • Yaratıcı olduğunu mu düşünüyorsun?
  • Aslında, balın yaratıcıları çiçeklerdir.
  • Yaratıcı bir meydan okuma için hazır mısın?
  • John Dalton, atom teorisinin yaratıcısıydı.
  • Yaratıcı olmadığımı sanmıyorum.
  • Onun yaratıcı bir hayal gücü var.
  • Yaratıcı ol.
  • Yaratıcı olmak zorundasın.
  • Yaratıcı değilim.
  • Ali onu sevdiğini Mary'ye söylemek için yaratıcı bir yol bulmak istedi.
  • Sanırım Mustafa yaratıcı.
  • Sen yaratıcı mısın?
 

Yaratıcı kısaca anlamı, tanımı:

Yaratı : Yaratım.

Yaratıcılık : Yaratma yeteneği. Yaratıcı olma durumu. Her bireyde var olduğu kabul edilen, bir şeyi yaratmaya iten farazi yatkınlık.

Yaratma : Yaratmak işi.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Tasa, kaygı, sıkıntı. İlke, yönetici sav. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

Hayal : Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun. Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya. İmge. Belli belirsiz görülen şey, gölge. Görüntü.

Yarar : Çıkar. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Yarayan, elverişli, uygun.

Görülme : Görülmek işi.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Tanrı : Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan. Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah.

 

Yaratıcı anlatım : Dil, resim, plastik, müzik ya da oyun gibi algılamayı durultan ve anlatım dürtüsünü güçlendirip derinleştiren etkinliklerle çocuğun duygu, düşünce ve hayat deneylerini serbestçe ortaya koyması.

Yaratıcı bellek : Öğrenilen parçaları ve ayrıntıları yeni bütünlere dönüştüren bellek.

Yaratıcı coğrafya : Birbirinden çok uzaktaki yerlerde çevrilen görüntülerin bir araya getirilmesi yoluyla film üzerinde yaratılan yeni uzay; yalnız film üzerinde var olan yer, filmsel uzaya yol açan işlem.

Yaratıcı çalışma : İnsan çalışmasının gereçlerde, bilimde, sanatta ve öbür çalışma alanlarında yeni. ve özgen şeyleri ortaya çıkarması.

Yaratıcı düşleme : Sorunların çelişen, çatışan yanlarını uzlaştırarak bulunan yapıcı çözüm yolları.

Yaratıcı düşünme : Buluşçu, yenilik arayan ya da eski sorunlara yeni çözümler getiren ve özgün düşüncelerin ortaya çıkmasını sağlayan bir düşünme biçimi. Düşünmenin türetici, yeni durumları araştırıcı ya da eski sorunlara yeni çözüm yolları bulan, düşünene göre yeni olan düşüncelerle sonuçlanan bir özellik göstermesi.

Yaratıcı düşünü : Bir şeyden daha iyi yararlanma ya da ortaya yeni bir şey koyma için, var olan itici ve yöneltici düşünü.

Yaratıcı düşünü çalışması : Ortaya bir yapıt koyucu nitelikte ve bu amaçla yapılan çalışma.

Yaratıcı etkinlik : Yeni ilgilerin belirmesine ya da düşünme ve öğrenmede yeni bağlantıların anlaşılıp kavranmasına yardım eden etkinlikler.

Yaratıcı filmi : Bir yaratıcının elinden çıkan, bu yaratıcının kişiliğini, deyişini, damgasını taşıyan film.

Diğer dillerde Yaratıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Yaratıcı ne demek? : adj. creative, fertile, imaginative, ingenious, inspired, inventive, original, originative, pregnant, procreative, productive

n. architect, author, builder, composer, creator, father, inventor, originator, procreator, worker

Fransızca'da Yaratıcı : constructif/ive, créateur/trice, inventif/ive

Almanca'da Yaratıcı : n. Gestalter, Schöpfer, Vater

adj. erfinderisch, erfindungsreich, kreativ, schöpferisch

Rusça'da Yaratıcı : n. создатель (M), творец (M), созидатель (M), устроитель (M)

adj. созидательный, творческий