Yatıştırmak nedir, Yatıştırmak ne demek

"Yatıştırmak" ile ilgili cümle

  • "Hükûmet kuvvetleri ayaklanmayı yatıştırdı."
  • "O, tombul tombul iyimserliği ile beni yatıştırmak istedi." - Y. Z. Ortaç
  • "Ekrem'i zorla yatıştırıp bizim eve götürdüm." - A. Ümit

Yatıştırmak anlamı, kısaca tanımı:

Yatıştırma : Yatıştırmak işi.

Yatış : Yatma işi.

Kargaşa : Kışkırtma ve karışıklık yoluyla toplumda ortaya çıkan düzen bozukluğu, anarşi. Kalabalık, düzensizlik vb.nin yol açtığı karışıklık, kaos.

Ayaklanma : Ayaklanmak işi. Başkaldırı.

Bastırmak : Basma işini yaptırmak. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Durdurmak. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Üstünlüğünü göstermek. Ansızın birinin yanına gitmek. Hemen söylemek. Zararlı bir olayı önlemek. Gidermek.

Ölçülü : Ilımlı. Ölçüsü alınmış, ölçülmüş. Belli bir ölçüye göre düzenlenmiş olan (manzume, düzyazı), vezinli, mevzun. Dar. Belirli bir ölçüde olan. Dikkatli, düşünerek.

Ilımlı : Siyasette aşırı görüşler arasında ortalama bir görüşü savunan. Düşünce, iş vb.nde aşırıya kaçmayan, ölçülü, mutedil, itidalli.

 

Davranma : Davranmak işi.

Sağlamak : Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek.

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Tek. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Beraber. Sadece. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.

Yumuşatmak : Kabalığını, katılığını, sertliğini veya acımasızlığını ortadan kaldıracak duruma getirmek. Sertliğini gidermek, yumuşak duruma getirmek.

Razı : Uygun bulan, benimseyen, isteyen, kabul eden.

Etmek : Küçük veya büyük abdestini yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Kötülükte bulunmak. Herhangi bir değerde olmak. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Bulmak, erişmek. Bir işi yapmak. Demek, söylemek.

Yatıştırmak ile ilgili Cümleler

  • McClellan Lincoln'un korkularını yatıştırmak için çalıştı.
  • Bu, stresi yatıştırmak için mükemmel bir yöntem.
  • Tanrı kavramı, varlığımızı bilgisizliğini yatıştırmak için kurulmuş bir düştür.
  • Onların tartışmasını yatıştırmak için en iyi yolun ne olduğunu düşünüyorsunuz?
 

Diğer dillerde Yatıştırmak anlamı nedir?

İngilizce'de Yatıştırmak ne demek? : v. abate, allay, alleviate, appease, assuage, attemper, becalm, calm, comfort, compose, conciliate, defuse, disarm, ease, hush, lull, mitigate, moderate, mollify, pacify, placate, propitiate, quell, quiet, quieten, remit, salve, sedate, settle

Fransızca'da Yatıştırmak : apaiser, calmer, abattre, accorder, adoucir, atténuer, endormir, mitiger, pacifier, tempérer, tranquilliser

Almanca'da Yatıştırmak : v. beilegen, beruhigen, besänftigen, beschwichtigen, erleichtern, moderieren

Rusça'da Yatıştırmak : v. успокаивать, умиротворять, усмирять, угомонить, заглушать, унимать, склонять, утихомиривать, успокоить, умиротворить, усмирить, заглушить, унять, склонить, утихомирить