Yavaşlatmak nedir, Yavaşlatmak ne demek

  • Yavaşlamasını sağlamak, yavaşlamasına yol açmak, hızını kesmek

Yavaşlatmak anlamı, kısaca tanımı:

Yavaşlatma : Yavaşlatmak işi.

Yavaşlama : Yavaşlamak işi.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Elde etmek, sahip olmak.

Açmak : Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Yarmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Ayırmak, tahsis etmek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Alışverişi başlatmak. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Savaşla almak, fethetmek. Yakışmak, güzel göstermek. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Engeli kaldırmak. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Ferahlık vermek. Geçit sağlamak. Görünür duruma getirmek. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Beğenmek. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Alanını genişletmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak.

 

Kesmek : Ucunu almak. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Para basmak. Akımı durdurmak. Düzgün parçalara ayırmak. Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Birini yermek, kötülemek. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Azaltmak, güçleştirmek. Ara vermek. Kesici bir araçla yaralamak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Hasta organı ameliyatla almak. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Geçişi önlemek. Vahşice öldürmek. Belirtmek, kararlaştırmak. Susmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Bölmek, ayırmak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Uydurmak, yalan söylemek. Dibinden ayırmak. Son vermek, gidermek.

Diğer dillerde Yavaşlatmak anlamı nedir?

İngilizce'de Yavaşlatmak ne demek? : v. decelerate, retard, slack, slacken, slow, go slow, slow down

Fransızca'da Yavaşlatmak : ralentir

Almanca'da Yavaşlatmak : v. abbremsen, abdämmen, verlangsamen, verzögern

Rusça'da Yavaşlatmak : v. замедлять, снижать, стопорить, замедлить, снизить, застопорить