Yayma nedir, Yayma ne demek

  • Yaymak işi
  • Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi.

"Yayma" ile ilgili cümleler

  • "Hırdavat yayması."

Yerel Türkçe anlamı:

Otlama, yayılma

Balık ağlarının güneşte kurutulma biçimi: Ağları yayma yaptık.

Hayvan sırtına iki taraflı konulan büyük, dolu tek çuval.

Tahıl dolu çuval.

Büyük minder.

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: yayım]

Güreş terimi olarak anlamı:

Sarmayı vuranın, ağırlığını alttaki güreşçinin beli üzerine verip önce kıçı sonra göğsü üzerine yüklenerek onu yere sermesi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Mikroskobik muayene için lam üzerine kan, salgı veya enfekte akıntının ince tabaka hâlinde sürülmesiyle hazırlanan örnek, smear, froti, kan frotisi, simir.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

İki taylama ekin alabilen çuval. (Güllüce *Gümüşhacıköy -Amasya; Emeğil *Pınarbaşı -Kayseri)

İngilizce'de Yayma ne demek? Yayma ingilizcesi nedir?:

smear

Yayma kısaca anlamı, tanımı:

Yaymacı : Pazarlarda veya sokaklarda sergi açıp ufak tefek eşya veya hırdavat satan kimse.

Yaymacılık : Yaymacının yaptığı iş.

Yaymak : Işık kaynağı, ışığı kendinden dışarıya doğru çeşitli yönlere göndermek. Çevreye dağılmasına sebep olmak. Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek. Birçok kimseye duyurmak. Koyun, inek vb.ni otlatmak. Sınırı genişletmek. Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak.

 

Ağız yaymak : Açık ve dürüst konuşmaktan kaçınmak.

Yayık yaymak : Sütün ayranını ve yağını ayırmak için yayığı çalkalamak.

Sergi : Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer. Yaygı, kilim. Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer. Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü.

Yayma çuvalı : Hayvan sırtına iki taraflı konulan büyük, dolu tek çuval.

Yayma işi : Türlü nedenlerle kitaplığa gelemeyen kişilere kitaplık hizmeti sunma.

Yaymaca : Propaganda. Bir düşünceyi, bir kanıyı, savunanların çıkar ya da görüşlerine uygun düşecek biçimde ve yandaşlarını çoğaltmak amacıyla söz ya da başka araçlarla kamuya sunma.

Yaymaç : [Bakınız: yayıcı] Sıkıştırmacın iki yandan sıkıştırdığı resmi yeniden olağan boyuna geçirebilen mercek.

Yaymaçlı gösterim : Göstericiye yaymaç takılarak, gösterim eşlemindeki sıkıştırılmış resmi olağan biçimine sokarak yapılan gösterim.

 

Yaymah : Otlatmak

Yaymak yasımak : Düzenlemek, düzenli bir biçime koymak. Darmadağın etmek.

Yayman : Boynuzları yana doğru büyümüş öküz vb. Büyük çuval. Ağzı geniş, yayvan kap. Afyon şehrinde, Sandıklı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Yaymanak : Dağınık öteberi.

Yaymancı : Gezgin satıcı.

Yayma ile ilgili Cümleler

  • Ten ışık yaymaz... ya da yayar mı?
  • Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.
  • Bazı şeyler aramızda kalmalıydı; herkese yayman gerekmezdi.
  • Ali Mary hakkında yalanları yaymakla suçluydu.
  • Belki de, ateistler için de herkese mutluluk mesajlarını yaymak için kapıları çalmaya başlama vaktidir.

Diğer dillerde Yayma anlamı nedir?

İngilizce'de Yayma ne demek? : n. circulation, communication, diffusion, dissemination, dissipation, distribution, divulgation, divulgement, divulgence, emission, evolution, laying, promulgation, propagation, spreading, suffusion

Fransızca'da Yayma : action d'étaler, dispersion [la], dissémination [la], extension [la], étalement [le]

Almanca'da Yayma : n. Auslage, Ausstreuung, Einführung, Einpflanzung, Emanation, Radiation

Rusça'da Yayma : n. расширение (N), распространение (N), пропаганда (F), насаждение (N), проповедь (F), испускание (N), промазка (F), публикация (F)