Yellik nedir, Yellik ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Yelpaze.
Balkon, sundurma.
Çok yel alan tepe.
Kuşun kanat ucundaki tüy.
İlaç.
Harmanda, saman yığınının arkasına ağaç dallarından örülen çit.
Toprak evin tepeliğini, yerdeki kazığa bağlayan dört parmak kalınlığında dokuma ip.
Çatıya çakılan ince tahta.
Keçe çadır.
Teknik terim anlamı:
Tınaz savrulurken samanla tane arasına dikilen çubuk. (Akdağ GeIendost Isparta).
Yayla evlerinde tepeliğin altındaki 6 cm. genişliğinde kıl dokuma.
[Bakınız: yellek].
Kağnı tekerini oluşturan ağaç parçaları arasındaki açıklık. (Karacaviran Seydişehir Konya).
Yellik anlamı, kısaca tanımı
Yelli : Yeli çok olan, rüzgârlı. Çok yellenen. İşveli, fıkırdak
Yellik yellik : Aramak, gezmek için, fellik fellik.
Yellikıran : Kars şehrinde, Kağızman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Karacaviran : Diyarbakır şehrinde, Yoğun bucağına bağlı bir yer.
Seydişehir : Konya iline bağlı ilçelerden biri.
Harmanda : Hizmetçi, uşak. At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak.
Bağlayan : Temelde döviz kurları olmak üzere, altın, faiz, narh gibi fiyatların belirli bir düzeyde sabitleştiren.
Sundurma : Sundurmak işi. Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık. Yağmurdan, güneşten korunmak için yapılmış olan ve arkası bir duvara verilen çatı.
Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Yelpaze : Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç. Çeşitlilik. Bu biçimde olan.
Açıklık : Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
Yerdeki : Koltuk altında çıkan şişkinlik, hıyarcık.
Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Dallar : Fürû' (bk. çocuklar, torunlar...).
Harman : Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.
Tepeli : Tepesi olan. Başında sorguç, hotoz vb. bir süs bulunan (kuş).
Parmak : İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri.
Karaca : Rengi karaya yakın olan, esmer. Geyikgillerden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı, ahu, ceylan (Capreolus). Üst kol.
Diğer dillerde Yelkovangilier anlamı nedir?
İngilizce'de Yelkovangilier ne demek ? : shearwaters

Bu kısımda Yellik nedir? Yellik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yellik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yellik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.