Yerine koyma nedir, Yerine koyma ne demek

Yerine koyma; Maliye alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Durağan bir kuruluş yerine bir başkasının, bir yenisinin konulması.

Durağan bir değerin yenilenmesi.

Yerine koyma ile ilgili Cümleler

  • Devam mı hâlâ kendini Allah yerine koymaya Chuck'çım?
  • Kaybolan kitaplarımı yerine koyamadım.
  • Kendini onun yerine koymaya çalış.
  • O seni aptal yerine koymuş olabilir fakat beni aptal yerine koymayacak.
  • Ali asla beni aptal yerine koymadı.
  • Fakirleri aptal yerine koyma.
  • “Bu kadını zaman zaman aptal yerine koymam, büyük aptallık galiba.”
  • Kendini Tom'un yerine koymaya çalış.
  • Kendini aptal yerine koyma.
  • Ali seni aptal yerine koymuş olabilir ama beni aptal yerine koymayacak.
  • Bu yerine koymak için bulmak istediğim bir kelime.
  • “Hem de yetişkin, yosma bir kadın beni erkek yerine koymuştu.”
  • “Beni bir ahmak yerine koyarak bu yığını babamın rahat rahat uyuduğu bir yatak diye göstermesi...”
  • Kendini Allah'ın yerine koymaya kalkma!

Yerine koyma ile ilgili Atasözü veya Deyim

ahmak yerine koymak : bir kimseye aptalmış, anlamazmış gibi davranmak.

aptal yerine koymak : hiçbir şeyden anlamaz, bilmez sanmak birine, aptal gözüyle bakmak.

yerine koymak : gibi görmek, saymak yitirilen, elden çıkan bir şeyin, benzerini veya eşini sağlamak.

Yerine koyma tanımı, anlamı

 

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti

Koyma : Koymak işi.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Yerine koyma aksiyomu : F bir fonksiyon, f 'nin kaynak bir küme olduğundan f 'nin hedef de bir kümedir.

Yerine koyma ilksavı : Önalanı küme olan bir izergenin artalanının da küme olduğunu dile getiren ilksav.

Yerine koyma tedavisi : Eksik olan şeyin doğal veya sentetik benzerini yerine koyarak tedavi etme.

Bir başkası : Başkası.

Yenilenme : Yenilenmek durumu.

Yenilen : Şimdi, pek az önce. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı.

Konulma : Konulmak işi.

Kuruluş : Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.

Durağan : Yerini değiştirmeyen, yerli, hareketsiz, sabit. Etkin olmayan, gelişmemiş. Sinop iline bağlı ilçelerden biri. Akışmaz.

Değeri : Kıymet, paha.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Yenile : Şimdi, pek az önce. Az önce, hemen, yeni. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Yeni, henüz, yeniden, pek yeni.

Yenil : Hafif.

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

 

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Yerine koyma anlamı nedir?

İngilizce'de Yerine koyma ne demek ? : replacement