Yerleşik nedir, Yerleşik ne demek

Yerleşik; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Belli bir yere yerleşmiş.
  • Bir yerin yerlisi olmuş, mütemekkin.
  • Bir yerde varlığını sürekli olarak sürdürecek olan

"Yerleşik" ile ilgili cümle

  • "Onlar yerleşik toplumlar, herkesin yeri belli, öyle vırt zırt oradan oraya geçilemez." - A. İlhan
  • "Türkler Anadolu'ya gelmeden önce de muhtelif ülkelerde yerleşik medeniyete geçmişler, büyük şehirler kurmuşlardır." - M. Kaplan

Coğrafya'daki terim anlamı:

Belli bir yerde sürekli oturarak tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanların yarattığı kırsal bir yaşam biçimi.

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: yersenik]

İngilizce'de Yerleşik ne demek? Yerleşik ingilizcesi nedir?:

built-in, intrinsic, on-board, resident, sedentary

Fransızca'da Yerleşik ne demek?:

invétéré, ée

Yerleşik hakkında bilgiler

[Bakınız: kampüs]

Yerleşik ile ilgili Cümleler

  • Tom, Boston'da yerleşik.
  • Aslında, yerleşik halk radyoaktif ışınlara maruz kalmaktadır.
  • Melekler ve şeytanlar ile alakalı savaşım bittiyse ben de yerleşik bir hayata geçmek istiyorum.

Yerleşik kısaca anlamı, tanımı:

Yerleşiklik : Yerleşik olanın özelliği.

Yerli : Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan. Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Belli bir bölgede yetişen, otokton. Taşınamayan, başka yere götürülemeyen.

 

Mütemekkin : Yerleşik.

Sürek : Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Süren, devam eden zaman. Hızlı süren, hızlı giden.

Kampüs : Yerleşke.

Belli : Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Beli olan.

Bir : Aynı, benzer. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayı kadar olan. Sadece.

Olmuş : Olgunlaşmış, ergin.

Yerleşik alan : Bir kent yönetiminin ya da kentin komşu alanının sınırları içinde, oturulmakta olan ve işyeri olarak kullanılan yapıların en dışta olanlarının dış kenarlarını birleştiren çizginin en çok 200 metre dışından, toprağın durumuna göre ve demiryolu, karayolu ve akarsu gibi engelleri atlamadan geçirilecek bir çizginin içinde kalan alan.

Yerleşik alan sınırı : Düzentasarın sınırları içinde, yapı yapılmış ve yapı yapmaya olur verilmiş olan alanların sınırı. bk. yerleşme sınırı

Yerleşik aynalı ışıtaç : Yerinden oynatılamayan, belli bir yere vidalanmış aynalı ışıtaç.

Yerleşik dekor : Bir oyunda, değişmeden, baştan sona kalan dekor.

Yerleşik kişiler : Başka bir ülkenin vatandaşı veya firması olsalar da resmi ikametgahları ülke sınırları içeresinde olan gerçek ve tüzel kişiler.

 

Yerleşik koltuk : Tabana tutturulmuş seyir yeri.

Yerleşik kukla topluluğu : Sürekli aynı yerde gösteriler düzenleyen kukla tiyatrosu.

Yerleşik nüfus : Ekonomik çevre, doğal ve çağbilimsel koşullar gibi nedenlerle, belli bir yere ya da alana yerleşmiş ve sürekli yerleşmenin gerektirdiği işlevleri gören nüfus topluluğu.

Yerleşik sinema : Belli bir yerde, yalnız sinema olarak çalışmak üzere kurulmuş yapı. Gezici sinemanın karşıtı.

Yerleşik sirk : Gezici olmayan, yerleşik, kendi yapısı olan sirk.

Diğer dillerde Yerleşik anlamı nedir?

İngilizce'de Yerleşik ne demek? : adj. based, entrenched, prescriptive, sedentary, settled, situated, stationary

Fransızca'da Yerleşik : établi/e, sédentaire

Almanca'da Yerleşik : adj. bodenständig, endemisch

Rusça'da Yerleşik : adj. обосновавшийся, оседлый, устоявшийся