Yitirmek nedir, Yitirmek ne demek

  • Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek.
  • Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek
  • Yanlış yola girmek, kaybolmak.
  • Yakın birini ölüm sonucu kaybetmek.

"Yitirmek" ile ilgili cümle

  • "Kalemimi yitirdim."
  • "Ormanda yolunu yitirenler, yollarını yine şaşırmamak için nereden yürümeye başlamışlarsa oraya dönerler." - Halikarnas Balıkçısı

Yerel Türkçe anlamı:

Yetiştirmek, olgunlaştırmak.

Eksiğini tamamlamak, denk getirmek.

Kaybetmek.

Diğer sözlük anlamları:

Kaybetmek, mahvetmek, zayi' etmek, telef etmek.

Yitirmek anlamı, kısaca tanımı:

Yitirme : Yitirmek işi.

Belleğini yitirmek : Bellek kaybına uğramak.

Dava yitirmek : Dava kaybetmek.

Forsunu yitirmek : Etkinliğini ve saygınlığını kaybetmek.

Güncelliğini yitirmek : Süre aşımına uğrayarak önem ve değerini yitirmek.

Bileme : Bilemek işi.

Kaybetmek : Yenik düşmek, yenilmek. Yitirmek.

Nitelik : Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite. Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

 

Uğramak : Kötü duruma konu olmak. Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek. Fırlayarak çıkmak, hızla çıkmak. Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak. Yaklaşmak. Cin, peri çarpmak.

Yakın : Uzak olmadan. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Uzak olmayan yer. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı.

Ölüm : Sona erme, yok olma, ortadan kalkma. Ölme biçimi. Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz. Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat. İdam cezası.

Yanlış : Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı. Hatalı bir biçimde. Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan.

Girmek : Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Erişmek, ulaşmak. İncelemek, ayrıntılara inmek. Kavgaya tutuşmak. Girişmek, başlamak. İyice anlamak, iyice bilmek. Yemek yemek. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Katılmak. Almak, fethetmek. Yüklenmek. Bulaşmak. Sığmak. Dışarıdan içeriye geçmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Yazılmak, başlamak. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Tecavüz etmek, geçmek.

 

Kaybolmak : Yitmek. Görünür olmaktan çıkmak, görünmez olmak.

Yitirmek ile ilgili Cümleler

  • Kız arkadaşımı yitirmek istemiyorum.
  • Duygularımı yitirmek istemem ama bu ara köreldiğinin farkındayım.

Diğer dillerde Yitirmek anlamı nedir?

İngilizce'de Yitirmek ne demek? : v. deceive, eat up

Fransızca'da Yitirmek : perdre

Almanca'da Yitirmek : verlieren

Rusça'da Yitirmek : v. терять, утрачивать, лишаться, потерять, затерять, утратить, лишиться