Yoksulluk sınırı nedir, Yoksulluk sınırı ne demek
İktisat alanındaki kelime anlamı:
Mutlak yoksulluk konumundakilerin gelir düzeyi. Türkiyede yoksulluk sınırı dört kişilik aile için hesaplanmaktadır.
İngilizce'de Yoksulluk sınırı ne demek? Yoksulluk sınırı ingilizcesi nedir?:
poverty line
Yoksulluk sınırı hakkında bilgiler
Yoksulluk sınırı, yeterli hayat standardında yaşayabilmek için gerekli olan minimum gelir miktarıdır.
Uygulamada ya da algılamada, yoksulluk kavramında olduğu üzere gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında uçurum kabul edilebilecek farklar bulunmakta ve ülkeler bazında sınır rakamlar farklılık göstermektedir.
Neredeyse tüm ülkelerde yoksul olarak yaşayan vatandaşlar bulunmaktadır. Yoksulluk sınırı bu bireylerin durumlarıyla ilgili karar almada ya da yoksulluğun önlenmesi ile ilgili konularda yapılacak çalışmalarda kullanılan bir ekonomik araç oluşturmaktadır.
Yoksulluk sınırının hesaplanması ya da belirlenmesi, genel olarak normal bir yetişkin bireyin kabul edilebilir bir yaşam sürmesi için bir sene zarfında tüketeceği tüm kaynakların değerinin toplanmasıyla bulunur ve zamanla enflasyon oranında artış arz ederler. Bu kaynakların en önemlisini yaşamak için kullanılan yerin kirası ya da gideri oluşturmaktadır. Bu yüzden, yoksulluk sınırı ile direkt bağlantılı olan ekonomistler emlak fiyatlarındaki iniş-çıkışları yakından takip ederler.
Yoksulluk sınırı anlamı, tanımı:
Ülke : Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Devlet. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket.
Yoksul : İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz. Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı.
Yoksulluk : Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.
Sınır : Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.
Tanım : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.
Girme : Girmek işi.
Açan : Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur.
Yeterli : Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan. Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli. Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan.
Hayat : Yaşam. Sundurma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Meslek. Canlı, sağ olma durumu. Avlu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Balkon. Geçim şartlarının bütünü. Yazgı.


Bu kısımda Yoksulluk sınırı nedir? Yoksulluk sınırı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yoksulluk sınırı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yoksulluk sınırı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.