Yosun nedir, Yosun ne demek

Yosun; bir bitki bilimi terimidir.

  • Çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen tallı bitkilerin ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad

"Yosun" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Gözleri büyümüştü can verme korkusundan / Değişen rengi daha paslıydı bir yosundan" - F. N. Çamlıbel

Biyoloji'deki anlamı:

Sporlu bitkilerden kara hayatına uyum sağlamış, rizoitleri ile toprağa tutunan, gametofit ve sporofit olmak üzere iki ana parçadan oluşmuş, nemli topraklar ve ağaç gövdeleri üzerinde yaşayan otsu bitkiler.

Diğer sözlük anlamları:

Kanun, türe, âdet, usûl, yol.

Yosun isminin anlamı, Yosun ne demek:

Kız ismi olarak; Çoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki bitkilerin genel adı. Erkek ismi olarak; Çoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki bitkilerin genel adı.

İngilizce'de Yosun ne demek? Yosun ingilizcesi nedir?:

moss

Fransızca'da Yosun ne demek?:

lichen

Yosun hakkında bilgiler

[Bakınız: alg]

Yosun ile ilgili Cümleler

  • "Yuvarlanan taş yosun tutmaz" bir atasözüdür.
  • Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
  • Denizde yosunlar var.
  • Ülkenizde deniz yosunu yer misiniz?
  • Bir bento haşlanmış pirinç ve deniz yosunundan yapılan küçük bir yemektir, bu ucuz ahşap kutularda satılmaktadır.

Yosun anlamı, kısaca tanımı:

Yosun bağlamak : Üzerini yosun kaplamak.

 

Yosun külü : Yosunların yakılmasından elde edilen, cam ve sabun sanayisinde kullanılan, soda ve iyot üretiminde değerlendirilen deniz yosunu ürünü.

Deniz yosunu : Denizlerde biten ve genellikle kıyılarda ve kayalıklarda yoğun olarak görülen bir tür bitki.

Kara yosunu : Çayır ve ormanlarda yumuşak bir bitki oluşturan çiçeksiz bitki, temriye.

Su yosunu : Su yosunlarından, klorofilli bitki, alg.

Kara yosunları : Çiçeksiz bitkiler sınıfından, nemli yerlerde yetişen, birleşim veya spor verme yoluyla üreyen, pek çok türü bulunan bir bitki familyası.

Su yosunları : Denizlerde, tatlı ve durgun sularda, genellikle su yüzeyinde yaşayan, yaprak veya tel biçiminde tallı bitkiler alt şubesi, algler.

Yosuncul : Yosunla beslenen veya yosunların içinde yaşayan.

Yosunlanma : Yosunlanmak durumu.

Yosunlanmak : Yosun oluşmak, yosunla kaplanmak.

Yosunlu : Yosunu olan, yosunla kaplanmış olan.

Esmer su yosunları : Şeritleri bölmeli, renkleri esmer su yosunları.

Kavuşur su yosunları : Üremeleri kavuşma yoluyla olan su yosunları.

Kızıl su yosunları : Denizlerin yaklaşık 200 metre derinliklerinde yaşayan kırmızı renkli su yosunları.

Yapraklı kara yosunları : Kayaların, ağaç kabuklarının yüzünde halı tüyleri gibi sık biten kara yosunları.

 

Yuvarlanan taş yosun tutmaz : "sürekli olarak iş değiştiren bir kimse başarı kazanamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Tahta, kereste. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

İlkel : Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Basit, karmaşık olmayan. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif.

Örnek : Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. En iyi biçimde olan. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Yosun bağlamak : üzerini yosun kaplamak.

Yosun balığı : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, dişli sazangiller (Cyprinodontidae) familyasından, 2-3 cm kadar uzunlukta, Asya'ya özgü, ırmaklarda sürüler hâlinde yaşayan bir tür. Kemikli balıklardan, dişli sazangiller (Cyprinodontidae) familyasından, boyu 7 cm kadar olabilen, tatlı sularda sürüler biçiminde yaşayan bir tür. (Aphanius chantrei): Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının dişli-sazangiller (Cyprinodontidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 2-3 cm. Küçük Asyaya özgü, ırmaklarda sürüler halinde yaşayan küçük bir balık.

Yosun bilimi : (Yun. bryon: yosun; logos: bilim) Biyolojinin yosunlan inceleyen alt bilim dalı. Briyoloji.

Yosun hayvancıkları : Vücut kısımları kolayca fark edilemeyen, çoğu denizlerde az bir kısmı tatlı sularda yaşayan, sesil ve koloni halinde yaşayan türleri olan şube, yosun hayvanları.

Yosun hayvanları : (Yun. bryon: yosun; zoon: hayvan) Birincil ağızlı hayvanların (Protostomia), yumuşakçalar (Mollusca) dalından, vücutları kalın ve kutikuladan yapılmış bir kabukla kaplı, koloni hâlinde yaşayan, koloninin bireyleri çoğunlukla kendilerini bir yere bağlayan, denizlerde ve tatlı sularda yaşayan bir sınıf. Bugula (Bugula) cinsi iyi bilinir. Yosun hayvancıkları.

Yosun kömürü : Özellikle su yosunlarından oluşmuş bir çeşit taş kömürü.

Yosun-hayvanları : (zooloji)

Yosunhayvanları : (Bryozoa), (Yun. bryon=yosun, Yun.zoon = hayvan) Birincil-ağızlı hayvanlardan yumuşakçalar (Mollusca) dalının bir sınıfı. Vücutları kalın ve kutikuladan yapılmış bir evcikle örtülüdür. Vücutlarının ön bölgesi bir dokunaç çelengi kapsar ve bu evcik içine çekilebilir. Koloni halinde yaşarlar. Koloninin bireyleri çoğunluk kendilerini bir yere bağlarlar. Denizlerde ve tatlı sularda bulunurlar. Bugula (Bugula) iyi bilinen cinsidir.

Yosunlaşma : Yosunlaşmak durumu.

Yosunlaşmak : Yosunlu duruma gelmek.

Diğer dillerde Yosun anlamı nedir?

İngilizce'de Yosun ne demek? : n. alga, hydrophyte, lichen, moss, seaweed

Fransızca'da Yosun : lichen [le], mousse [la]

Almanca'da Yosun : n. Bart, Flechte, Moos

Rusça'da Yosun : n. мох (M), водоросль (F), тина (F), плесень (F), лишай (M)