Yukarıihsangazili nedir, Yukarıihsangazili ne demek

Yukarıihsangazili; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Yozgat kenti, Salmanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yukarıihsangazili tanımı, anlamı

Yuka : İnce açılmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Zayıf, ince, dayanıksız, hafif. İnce, sığ. [Bakınız: yufka]. İncelikli, duyarlı kimse. Hoppa. İnce, dayanıksız. Yufka. 1.Yufka (ekmek). İnce, incecik. Derin olmayan, sığ

Yukarı : Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı. Benzerleri arasında üstte bulunan. Yetkili kimse. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Salmanlı : Adana ilinde, Kozan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Aksaray kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Balıkesir kenti, Bigadiç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kahramanmaraş şehri, Narlı bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Yozgat : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Salman : Kimi köylü elbiselerinde kolun yeninden sarkan uzun kumaş parças. Başıboş, serbest. Demirci. Gazel okuyarak para toplamak. Bir çeşit üzüm. Başıboş, serbest, özgür. Bitlis ilinde, Meydan bucağına bağlı bir yerleşim yeri. İzmir şehri, Küçükbahçe nahiyesine bağlı bir bölge. Kastamonu ili, Şenpazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Ordu ilinde, Akkuş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Nahiye : Bucak. Bölge.

Salma : Salmak işi. Kuşların üretilmesine ayrılan oda. Pirinçle pişirilen bir yemek türü. Başıboş gezen (hayvan). Bazı yerel giysilerde kolun yeninden sarkan kumaş parçası. Sürekli akan (su). Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri. Genellikle köylerde işlerin görülmesi için ihtiyar heyetinin kararıyla her evden toplanması gereken para.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

 

Kent : Şehir. Site.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Yukarıdan sınırlı küme anlamı nedir?

İngilizce'de Yukarıdan sınırlı küme ne demek ? : set bounded above