Yuvarlak nedir, Yuvarlak ne demek

Yuvarlak; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Yuvarlak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yuvarlak bir yüz. Yuvarlak bir masa."

Yerel Türkçe anlamı:

Loğ taşı, toprak damı düzlemek ve pekiştirmekte kullanılan taş silindir

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: yuvar]

Tarih'teki anlamı:

Taştan ya da demirden yapılmış top mermisi, gülle.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

1.Değirmen taşını yerine oturtmak amacıyla kullanılan iki uç kısımları geniş, orta kısmı dar ağaç araç. (Dereyazıcı *Alaca -Çorum)

[Bakınız: yurgu]

İngilizce'de Yuvarlak ne demek? Yuvarlak ingilizcesi nedir?:

round

Fransızca'da Yuvarlak ne demek?:

rond

Yuvarlak kısaca anlamı, tanımı:

Yuvarlak konuşmak : Bir şeyin ayrıntılarını gereği gibi belirtmeden genel konuşmak.

Yuvarlak ağızlılar : Gerçek çenenin yerinde geniş bir emici ağız bulunan, iskeletleri kemikleşmemiş çok ilkel yapılı hayvanlar.

Yuvarlak çekirdeksiz : Çekirdeksiz üzüm.

Yuvarlak hesap : Yaklaşık olarak bir bütün sayıya tamamlanabilen hesap, toparlak hesap.

Yuvarlak masa toplantısı : Göz temasının kolaylıkla yapılabilmesi için yuvarlak bir masa etrafında geniş katılımlı gerçekleştirilen önemli toplantı.

 

Yuvarlak sayı : Bütüne tamamlanmış sayı, toparlak sayı, toparlak rakam.

Yuvarlak solucanlar : Sert bir kitinle örtülü vücutları halkasız, uzunlamasına yuvarlak ve genellikle ince solucanlar topluluğu.

Yuvarlak ünlü : Dudakların toplanıp yuvarlaklaşması ile oluşan ünlü, yuvarlak vokal: o, ö, u, ü.

Yuvarlak vokal : Yuvarlak ünlü.

Meşin yuvarlak : Futbol topu.

Orta yuvarlak : Futbol, basketbol vb. oyunların sahasında ortada bulunan ve başlama vuruşu veya atışının yapıldığı noktanın merkez olduğu alan, santra, santra yuvarlağı.

Santra yuvarlağı : Orta yuvarlak.

Yer yuvarlağı : Yerküre.

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Yuva : Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu. Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin öğretildiği yer. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk.

 

Yuvarlaklaşma : Düz ünlünün ünsüz etkisiyle yuvarlak oluşu: savırmak savurmak, kavışmak kavuşmak, yımışak yumuşak gibi.

Yuvarlaklaşmak : Yuvarlak bir biçim almak, yuvarlak duruma gelmek.

Yuvarlaklaştırma : Yuvarlaklaştırmak işi.

Yuvarlaklaştırmak : Yuvarlak duruma getirmek.

Yuvarlaklık : Yuvarlak olma durumu.

Top yuvarlaktır : "karşılaşma bitmeden sonuç belli olmaz, değişebilir" anlamında kullanılan bir söz.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Müdevver : Yuvarlak.

Toparlak : Top cephanesi taşıyan araba. Top biçiminde olan, yuvarlak, kürevi.

Homoseksüel : Eş cinsel.

Erkek : Sözüne güvenilir, mert. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Koca. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Yetişkin adam, bay, er kişi.

Yuvarlak bağ : (biyoloji)

Yuvarlak başlı vida : Kanallı başı, sokulduğu yüzeyde yarım küre biçiminde çıkıntı yapan ağaç vidası türü.

Yuvarlak dans : Kovanın yakınında bulunan besin kaynağını diğer arılara bildirmek için bal arılarının yaptığı tekrarlanan halkalar şeklindeki dansları.

Yuvarlak hareket : Yukarı kalkmış olan bacakla, yuvarlak ya da yerdeki bacakla kaydırarak yarım yuvarlak çizme hareketi.

Yuvarlak kalp hastalığı : Yumurta dönemine giren tavuk, genç horoz ve erişkin tavuklarda ani ölümle belirgin bir dolaşım sistemi bozukluğu.

Yuvarlak kemer : (Mimarlık) Yarım çember biçimindeki kemer. Ay. bkz, eşeksırtı kemer, körkemer, ikizkemer, kemergözü, yüksek kemer, sivri kemer.

Yuvarlak keski : Konserve açacağı. (*Yalvaç -Isparta)

Yuvarlak kurtlar : Yuvarlak solucanlar.

Yuvarlak mal : Dalları ve kökü kesilmiş, silindir biçiminde ağaç gövdesi. Tomruk.

Yuvarlak pencere : Orta kulak ile salyangozu birbirine bağlayan ve bir zarla örtülü olan yuvarlak delik. (zooloji) (fenestra rotunda), (Lat. fenestra = pencere, Lât.rotundus = yuvarlak): Orta-kulakla salyangozu birbirine bağlayan ve bir zarla örtülü olan yuvarlak delik.

Yuvarlak ile ilgili Cümleler

  • O yuvarlaktı.
  • Yuvarlak bir lamba, tavanın ortasında asılıyor.
  • Milattan önce 384 ve 322 yılları arasında yaşamış olan Aristo, Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu. Dünya'nın evrenin merkezi olduğu; Güneş'in, Ay'ın ve bütün sabit yıldızların da onun çevresinde döndüğü görüşündeydi.
  • Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu.
  • Tanrım, ben şimdi 25 yaşındayım. Bu korkunç değil mi? Yuvarlak hesap, 30 yaşındayım!
  • Yuvarlak bir yüzü var.
  • Yuvarlak kutular mı? Deli misin sen?
  • Futbol topu yuvarlaktır.
  • Denis, Wilson'un yuvarlak suratına gülüyor.
  • Dünya neden daha havalı olan bir şekilde, küp mesela, değil de yuvarlak?

Diğer dillerde Yuvarlak anlamı nedir?

İngilizce'de Yuvarlak ne demek? : [Yuvarlak] adj. annular, circular, conglobate, orbicular, rotund, rotundate, round

Fransızca'da Yuvarlak : rond/e, arrondi/e, circulaire, sphérique, globe [le], sphéricité [la], sphère [la]

Almanca'da Yuvarlak : n. Knauf

adj. rund

Rusça'da Yuvarlak : n. шар (M)

adj. круглый, кругленький, округлый, закругленный, обтекаемый