Zımba nedir, Zımba ne demek

Zımba; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Delgeç.
  • Delgeçle açılan delik

Yerel Türkçe anlamı:

Bir çeşit çocuk oyunu.

Demir delmekte kullanılan çelik çivi.

Demir delmekte kullanılan demir çubuk.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Türk gölge oyunu tasvirlerini delmede kullanılan özel delici.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Film üzerinde çeşitli amaçlarla im koymak, delik açmakta kullanılan aygıt.

Tiyatro'daki terim anlamı:

(Kar.) Tasvirleri delmede kullanılan küçük özel zımba.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Demircilerin delik açmak için kullandığı çelik. (*Senirkent -Isparta; Kümbet -Eskişehir; *Aksaray -Niğde)

Derilere delik açmakta kullanılan araç. (-Bursa; *Güdül -Ankara; *Bor -Niğde)

İngilizce'de Zımba ne demek? Zımba ingilizcesi nedir?:

puncher, punching.machine

Zımba hakkında bilgiler

Zımba, kâğıtları bir arada tutmak amacı ile metalden bir tel ile tutturan araç. Birden fazla kâğıt zımbanın arasına yerleştirildikten sonra mekanik basınç uygulandığında mekanizmada bulunan metalik telin iki sivri ucu kâğıtları delerek geçmekte ve alt bölümde eğilerek kapanmaktadır. Böylece kâğıtlar metalik tel aracılığı ile birbirine eklenmiş hale gelmektedir.

İlk zımba 18. yüzyılda Fransa kralı XV. Louis devrinde el yapımı olarak imal edildi. Zımbalar kraliyet mahkemelerinde kullanılmakta idi. 19. yüzyılda kâğıt kullanımının artması zımbaların da gelişmesine yol açtı.7 Ağustos 1866 tarihinde zımba ile ilgili ilk patent alındı. Bu zımba kâğıtları birleştirmek yanında, kitapları, kutuları ve halıları tutturabilmekteydi. George W. McGill 1866 yılında modern zımbalara en yakın olan icadının patentini ABD'de 56,587 patent numarası ile aldı. 1867 yılında daha da geliştirdiği icadına 67,665 patent numarası aldı. Aynı yıl icadını Philadelphia'da tanıttı ve 1880'lere kadar zımba üzerinde çalıştı. 1868 yılında diğer bir mucit C.H. Gould İngiltere'de 18 Şubat 1879 tarihinde 212,316 numarasıyla zımba patenti aldı. 1800'lerin sonu ve 1900'ların başlarında çeşitli tipte zımbalar için birçok patentler alındı.

 

Zımba ile ilgili Cümleler

  • Tel zımbamı ödünç almak ister misin?
  • Bana bir zımba ödünç verir misin?
  • Tel zımbanın ne olduğunu biliyorum.
  • Oralarda bir yerde bir zımba göremiyor musun?
  • O bir tel zımba mı?
  • Birisi Tom'u bir buz kıracağı ile zımbaladı, fakat o şimdi iyi.
  • Bir tel zımbanın neye benzediğini biliyorum.

Zımba kısaca anlamı, tanımı:

Tel zımba : Kâğıtları birbirine tutturmaya yarayan teli basan araç.

Zımbalı : Zımbası olan.

Zımbalı defter : Kolay koparılabilsin diye yapraklarının dibi zımbalanmış olan defter.

Delgeç : Mukavva, kâğıt, kayış, maden vb.nde delik açmaya yarayan araç, delecek, zımba.

Delik : Küçük hayvan yuvası. Delinmiş olan. Dar, küçük çukur. Cezaevi. Dar, küçük açıklık.

Tutmak : Hedef olarak almak. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Kapatmak, sarmak. Hizmetine almak veya kiralamak. Başlamak. Bırakmamak. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Kaplamak. Elde bulundurmak, ele almak. Kullanmak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Yaklaştırmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Avlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Sunmak. Bir kimsenin yerini almak. Alacağa veya vereceğe saymak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Varsaymak, farz etmek. Bir yerde kalmasını sağlamak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Bağlamak. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Beklenen sonucu vermek. Bir şey düşünmek. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Benimsemek, beğenmek. Ulaşmak, varmak. İş görebilmek. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. İşgal etmek. Sarmak, bürümek. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. İzlemek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Uğramak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Sürmek, zaman almak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak.

 

Metal : Bu maddeden yapılmış. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde.

Araç : Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Taşıt. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.

Mekanik : Düşünmeden yapılan. Makine ile yapılan. Denge veya hareket kurallarıyla ilgili. Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı.

Basınç : Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.

Zımba kısacı : Zımba kıskacı. (*Yalvaç -Isparta)

Zımba ton : Genellikle bas gitarlarda uygulanan tokatlama ve patlatma tekniklerinin tonal açıdan iyi sonuç verdiğini anlatmak amacıyla kullanılan gitar tonu.

Zımbalama : Zımbalamak işi.

Zımbalamak : Bir şeyin üzerinde zımba ile delik açmak. İlgili cümle: "“Belki o biletleri zımbalayan delikanlı karnesini ona vermiş, bir de çay içirmiştir.”" S. F. Abasıyanık. argo Bıçaklamak, bıçakla vurmak, öldürmek. Zımbayla delik açmak.

Zımbalanma : Zımbalanmak işi.

Zımbalanmak : Zımbalama işi yapılmak.

Zımbalatma : Zımbalatmak işi.

Zımbalatmak : Zımba ile delik açtırmak.

Zımbasız : Zımbası olmayan.

Zımbatakımı : Saat direğini çıkarıp yerleştirmekte kullanılan araçlar. (*Aksaray -Niğde)

Diğer dillerde Zımba anlamı nedir?

İngilizce'de Zımba ne demek? : [Zimba] n. punch, puncher, stamp, staple, stapler, stapling machine, perforator

Fransızca'da Zımba : perforateur [le], poinçon [le], composteur [le], emporté-pièce [le]

Almanca'da Zımba : n. Dorn, Locher, Lochzange, Zange

Rusça'da Zımba : n. дырокол (M), перфоратор (M), пробойник (M), пуансон (M)